İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. UCM’den AB’ye ABD yaptırımlarına karşı acil müdahale talebi

UCM’den AB’ye ABD yaptırımlarına karşı acil müdahale talebi

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Yazı İşleri Müdürü Osvaldo Zavala Giler, AB Komisyonunu, ABD yaptırımları nedeniyle hukuki belirsizlik yaşayan şirket ve sivil toplum kuruluşları için durumu derhal netleştirmeye davet etti.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Yazı İşleri Müdürü Osvaldo Zavala Giler, AB Komisyonunu, ABD yaptırımları nedeniyle hukuki belirsizlik yaşayan şirket ve sivil toplum kuruluşları için durumu derhal netleştirmeye davet etti.

UCM'den sorumlu yönetici Zavala Giler, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın ziyareti öncesinde Politico'ya yaptığı açıklamada, Washington'un uygulamaya koyduğu yaptırımların mahkemenin operasyonel yapısını nasıl etkilediğini ve Brüksel'den beklenen adımları detaylandırdı.

AB Komisyonu'nun konuya ilişkin net bir duruş sergilememesinin sektörde ciddi bir kafa karışıklığına yol açtığını vurgulayan Zavala Giler, bu kuruluşların yaptırımlara uyup uymayacağına karar veremediğini ve uyumsuzluk durumunda karşılaşacakları riskleri öngöremediğini belirtti.

Mahkemenin varoluşunu güvence altına alacak somut politikalar talep eden yetkili, AB'nin ABD ile kurduğu diyalog kanalının, Mahkeme'yi korumak için bir bekleme süresi olarak algılanmaması gerektiğini umduğunu ifade etti.

Zavala Giler, mahkemenin kapsamlı yaptırımlara hazırlık kapsamında ABD merkezli teknoloji sağlayıcılarını terk ederek açık kaynaklı çözümlere geçiş için altı ay, dolar bağımlılığını azaltmak için ise yirmi ay süren bir hazırlık süreci yürüttüğünü aktardı.

Mevcut yaptırım paketinde telekomünikasyon hizmetlerinin muaf tutulduğunu hatırlatan yetkili, bu istisnanın kalıcı olacağının garanti edilmediğini belirterek, 'Artık ABD'li teknoloji firmalarına güven duyamıyoruz' şeklinde konuştu.

Ödeme işlemlerinde ABD'li bankalar, kişiler veya dolar ile herhangi bir bağlantı oluşmaması için tedarikçi bazlı denetimler uyguladıklarını açıklayan Zavala Giler, tüm personelin Avrupa'da hesap açmasını ve sözleşmelerin avro bazlı düzenlenmesini sağladıklarını dile getirdi.

Bu sıkı denetim sürecinde mahkemenin hizmet aldığı banka sayısının onlarca düzeyinden birkaçına gerilediğini belirten yetkili, ABD bağlantısı içermeyen ödemeleri kabul etmeye istekli finansal kuruluşların son derece sınırlı olduğunu kaydetti.

Zavala Giler, UCM'nin Avrupa sınırları içinde, avro cinsinden ve ABD'li aktörlerden bağımsız olarak işlem yapma zorunluluğuna dikkat çekerek, bu koşulların sağlanamamasının Avrupa'nın mali egemenliğini de tartışmaya açacağını savundu.

AB şirketlerinin ABD yaptırımlarına uymasını engelleyen 'Engelleme Tüzüğü'nün (blocking statute) yeniden hayata geçirilmesi çağrısını yineleyen yetkili, bu mekanizma devreye alınmasa bile Mahkeme'nin Avro Bölgesi'ndeki faaliyetlerini sürdürebileceğine dair kesin bir güvence talep etti.

Geçici bir önlem olarak şirketlere hukuki koruma sağlayan 'güvence mektupları' verilmesini öneren Zavala Giler, bu belirsizliğin bankalar ve teknoloji firmalarının yanı sıra mahkemeyle iş birliği yapan sivil toplum kuruluşlarını da olumsuz etkilediğini ve bu durumun ciddi bir caydırıcı etki yarattığını vurguladı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, UCM'nin eski yargıçlarından Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay'ın 2026 Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesinin ardından mahkemeye yönelik yaptırım kararını duyurmuştu. Rubio, Amerikalı vatandaşların UCM tarafından yargılanmasına izin vermeyeceklerini belirterek, 'Ya UCM tehditlerini durduracak ya da biz UCM'yi ortadan kaldıracağız' açıklamasında bulunmuştu.

UCM, Kasım 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmış, ABD yönetimi ise bu karara sert bir şekilde karşı çıkmıştı. Washington, Ağustos ayında UCM Başkanı Tomoko Akane'nin de içinde bulunduğu yargıç ve savcılara karşı yaptırım uyguladığını ilan etmişti.

'Engelleme Tüzüğü' ilk olarak 1996'da ABD'nin Küba, İran ve Libya'ya uyguladığı ambargolar sonrası gündeme gelmiş, Avrupa şirketlerini yabancı mahkeme kararlarından korumayı amaçlamıştı. Uygulama, AB-ABD arasındaki diplomatik çözümlerle rafa kaldırılırken, Donald Trump'ın 2015 İran Nükleer Anlaşması'ndan çekilmesi üzerine 7 Ağustos 2018'de yeniden yürürlüğe girmişti.

AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 20 Ekim tarihli açıklamasında, UCM'yi ABD yaptırımlarından korumak adına 'Engelleme Tüzüğü' dahil tüm seçeneklerin değerlendirildiğini ve AB'nin yaptırımların etkinleşmesine kalan altı aylık süreyi hukuki analiz, diyalog ve çözüm geliştirme amacıyla kullanacağını belirtmişti.

UCM’den AB’ye ABD yaptırımlarına karşı acil müdahale talebi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Sektör Gündem ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir