İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. Minab’daki okul katliamının altıncı ayında: Acılar dinmiyor

Minab’daki okul katliamının altıncı ayında: Acılar dinmiyor

ABD ve İsrail'in İran'ın Hürmüzgan eyaletindeki Minab şehrinde bir eğitim kurumuna yönelik saldırısının üzerinden geçen yarı yıla rağmen, mağdur ailelerin taşıdığı derin yas ve travma ilk günkü şiddetiyle hissediliyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD ve İsrail'in İran'ın Hürmüzgan eyaletindeki Minab şehrinde bir eğitim kurumuna yönelik saldırısının üzerinden geçen yarı yıla rağmen, mağdur ailelerin taşıdığı derin yas ve travma ilk günkü şiddetiyle hissediliyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri müdahalesinin ilk günü olan 28 Şubat'ta, Minab'daki Şecere-i Tayyibe İlkokulu füzelerle hedef alındı. Bu saldırıda çoğu öğrenci olmak üzere 180'ten fazla kişi yaşamını yitirirken, okul binasından geriye sadece yıkıntı kaldı.

Yıkılan okulun yanı başında kurulan fotoğraf sergisi, olayın yıkıcı boyutunu gözler önüne seriyor. Sergide, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerin görüntüleri ile bir zamanlar neşeli çocuk seslerinin yankılandığı okul anılarına yer veriliyor. Ayrıca, bu trajediyi canlı tutmak amacıyla okulun karşısına bir müze inşa edildiği görülüyor. Farklı bölgelerden gelen ziyaretçiler, burada okunan ağıtlar eşliğinde yoğun duygusal anlar yaşarken, kurbanların defnedildiği mezarlık her gün aileler ve diğer şehirlerden gelenler tarafından ziyaret edilmeye devam ediyor.

Saldırıda kaybettiği kardeşi Zehra ve yeğeni Muhammed Cemalinejad adına acısını paylaşan Fatma Süleymani, o günkü dehşeti şöyle anlattı: 'Olay sırasında ben kendi iş yerimdeydim. Okulun vurulduğundan haberimiz yoktu. Eve geldiğimde acı gerçeği öğrendim ve başta buna inanamadım. Gecenin ilerleyen saatlerinde onları kaybetmemiz söylendi ancak cenaze törenine kadar gerçeklikarek inanmak istemedim.' Süleymani, saldırının ardından hafızasının silinir gibi olduğunu ve şu an o günlere kıyasla daha da zor bir süreçten geçtiğini belirterek, 'Çocuklarımı çok özlüyorum ve yokluklarını her geçen gün daha derinden hissediyorum' dedi.

Kardeşi Zehra'nın sakin ve sevgi dolu bir çocuk olduğunu, ailenin en küçük üyesi olmasına rağmen bazen şakacı davrandığını anlatan Süleymani, Zehra ile yeğeni Muhammed'in birbirlerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurguladı. 'Muhammed, Zehra'ya teyze değil kız kardeş derdi. Hiçbir zaman ayrı ayrı bir yere gitmezlerdi, kaderleri birlikte şehit olmaktı' diyen Süleymani, yaşananlara rağmen ABD'den korkmadıklarını ve ülkesinin bu süreçten zaferle çıkacağına inandığını sözlerine ekledi.

Hayatını kaybeden öğrencilerden Hona Dehkani'nin amcası Mücteba Arif Mukaddem ise o gün okula ulaşımın zorluklarını ve hastanedeki kaosu aktardı. 'Yeğenimi ararken hastanedeki kıyamet ortamıyla karşılaştım. Herkes yakınlarını bulmaya çalışıyordu, görevliler ise arka arkaya çocuk cenazelerini getiriyordu. Hastane kapasitesi bu büyüklükteki bir felakete yanıt vermekte yetersiz kaldı. Yeğenim ameliyata alındı ancak yoğun bakımda hayatını kaybetti' diyen Mukaddem, bu kadar çok masum çocuğun ölümüne inanmakta hâlâ zorlandığını belirtti.

Mukaddem, facianın bölgede yarattığı psikolojik etkiyi de gözler önüne serdi. Çocukların okula gitme korkusu taşıdığını ve bunun aileleri derinden üzdüğünü ifade eden Mukaddem, 'Çocuklarım, "Okula gidersek orayı da vururlar" diyor. Başlangıçta sürekli kâbuslar görüyorlardı. Şu an toplu etkinliklere katılmaktan bile çekiniyorlar. Umarız bu travma en kısa sürede geçer ve hayırlı bir sonuca ulaşır' şeklinde konuştu.

Minab’daki okul katliamının altıncı ayında: Acılar dinmiyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Sektör Gündem ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir