ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh'un faiz artışı yönündeki sinyalleri ve Orta Doğu'daki tırmanan jeopolitik gerilimler, dünya genelinde risk iştahını düşürerek piyasalarda satış baskısına yol açtı.
Yeni haftanın gündemini, ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh'un Jackson Hole Sempozyumu'ndaki değerlendirmeleri ve Orta Doğu'da şiddetlenen çatışmalar oluşturuyor. Warsh, enflasyonun hedeflenen seviyelere inmemesi durumunda para politikasında ek sıkılaştırma adımlarına gidilebileceğinin altını çizerek, fiyat istikrarının enflasyon kontrolünden önce geldiğini vurguladı. İş gücü piyasasının tam istihdama yakın görünmesine rağmen enflasyon rakamlarının endişe verici olduğunu ifade eden Warsh, 'Temel enflasyonun hedefe doğru yeterli hızda ilerlediğinden emin olmalıyız, aksi takdirde müdahale etmemiz gerekecek' dedi.
Warsh'un şahin tonlu açıklamaları, para piyasalarında Fed'in eylül ayında faiz artırma olasılığını yüzde 60'a taşıdı. Bu beklenti, ABD'nin 2 yıllık tahvil faizinin cuma günü 12 baz puan yükselerek yüzde 4,36'ya, 10 yıllık tahvil faizinin ise 5 baz puan artarak yüzde 4,73'e ulaşmasına neden oldu. Yeni haftada 2 yıllık faiz yüzde 4,33, 10 yıllık faiz ise yüzde 4,71 seviyelerinde seyrediyor. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee de Warsh'un görüşlerine katılarak enflasyonu başlıca sorun olarak nitelendirdi.
Jeopolitik cephede, ABD'nin İran'ın Lark Adası'na düzenlediği saldırı ve ardından gelen füze atışları, tansiyonu yükseltti. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela ile devasa bir petrol anlaşması imzalandığını ve ülkenin petrol rezervleri üzerinde kontrol sağlandığını duyururken, Hazine Bakanlığı İran'a yönelik ekonomik yaptırımlar kapsamında BAE'deki bir bankanın muhabir erişiminin kesilmesini önerdi. Bu gelişmeler, bölgedeki petrol arzına ilişkin endişeleri artırarak Brent petrolün varil fiyatını yüzde 5,6 artışla 90,95 dolara taşıdı. Altın fiyatları ise Warsh'un açıklamalarının ardından cuma günü yüzde 3,2 değer kaybederek 4 bin 455 dolara gerilemiş, yeni günde 4 bin 420 dolar civarında işlem görüyor. Dolar endeksi ise 99,6 seviyesinde yatay bir seyir izliyor.
ABD'de bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, Fed'in politika yol haritası açısından kritik önem taşıyor. New York borsası, enflasyon endişeleriyle cuma gününü Dow Jones'un yüzde 0,02, S&P 500'ün yüzde 0,25 ve Nasdaq'ın yüzde 0,52 gerilemesiyle kapattı ve vadeli kontratlar güne negatif başladı. Makro verilerde Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi ağustosta 51,7 ile beklentileri karşıladı. Avrupa'da güçlü şirket bilançoları borsaları desteklerken, ECB'nin faiz kararı öncesinde analistler piyasaların zorlu bir dönemden geçtiğini belirtiyor. Avro Bölgesi'nde ekonomik güven endeksi 98,4'e yükselirken, avro/dolar paritesi 1,1590 seviyesinde. Almanya'da DAX 40 endeksi tüm zamanların rekorunu kırarak 26.618,74 puana tırmandı.
Asya piyasalarında ise negatif bir görünüm hüküm sürüyor. Çin'de imalat sanayi PMI verisi 50'nin altında kalarak sektörün daraldığına işaret etti. Japonya'da PMI beklentilerin altında gelse de iç talepte ivmelenme sinyali verdi. BoJ'un faiz artıracağı beklentisi ve petrol fiyatlarındaki artış, Japon 10 yıllık tahvil faizini yüzde 2,95'e, dolar/yen paritesini ise 160,2 ile tarihi zirvesine taşıdı. Kapanışa yakın Nikkei 225 yüzde 0,9, Şanghay bileşik yüzde 0,2, Hang Seng yüzde 0,7 ve Kospi yüzde 1,2 değer kaybetti. Yurt içinde BIST 100 endeksi cuma günü yüzde 0,45 artışla 14.641,56 puana yükselirken, dolar/TL kuru 48,26 seviyesinde. SPK'nın yatırım fonlarına getirdiği yeni sınırlamalar ve bugün açıklanacak büyüme verileri takip ediliyor. Ekonomistler, GSYH'nin ikinci çeyrekte yüzde 2,80, 2026'da ise yüzde 3 büyümesini öngörüyor.

















