DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola krizinin tarihteki en büyük ikinci ve en hızlı yayılan salgın olduğunu açıkladı. Vaka ve ölüm sayılarındaki artışla birlikte, hastalığın bilinmeyen yollarla bulaşması ve bölgesel tehdit oluşturması endişe yaratıyor.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, BM Cenevre Ofisi'ndeki basın buluşmasında Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola krizine ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Ghebreyesus, mevcut salgının tarihteki en büyük ikinci Ebola patlaması olduğunu ve aynı zamanda bugüne dek kaydedilen en hızlı yayılan hastalık dalgası niteliği taşıdığını vurguladı. Vaka sayısının 6 bini aştığı ve can kaybının 3 bine yaklaştığı belirtildi.
Salgın, geniş bir coğrafyada 60 sağlık bölgesini etkisi altına alarak altı ile yayıldı. Ghebreyesus, Ituri eyaletinin vaka ve ölüm oranlarının büyük çoğunluğunu barındırarak salgının merkez üssü konumunu sürdürdüğünü ifade etti. En büyük kaygı, ölümlerin büyük bölümünün tedavi merkezleri dışında gerçekleşmesi ve cenazelerin güvenli şekilde defnedilmemesi; bu durumun bulaşma zincirlerini kırmayı zorlaştırıyor. Bilinmeyen yollarla bulaşan vakalar, salgının KDC ve komşu ülkelere yönelik tehdidin sürdüğünü gösteriyor.
KDC'nin bu bölgesinde Ebola'nın tek tehdit olmadığını belirten Ghebreyesus, yıllardır süren çatışmalar, zorla yerinden edilmeler, yoksulluk ve açlığın halkı derinden yaraladığını hatırlattı. DSÖ, KDC hükümeti ve Afrika CDC ile koordineli olarak müdahale kapasitesini artırıyor; bölgeye 330 tondan fazla acil malzeme ve 300'den fazla uzman gönderildi. Bundibugyo varyantına karşı İngiltere ve Kanada'da yeni aşı denemeleri sürerken, mevcut Zaire aşısının bu varyanta karşı etkinliği henüz netleşmedi. DSÖ, ekim-kasımda başlayacak etkinlik testleri için tüm aşı seçeneklerini değerlendirmeye alıyor.
Ghebreyesus, Gazze'de derinleşen insani kriz ve yaklaşan kış aylarının yaratacağı sağlık risklerine de dikkat çekti. Aşırı kalabalık kamplarda taşan kanalizasyon, biriken atıklar ve sınırlı temiz su erişimi, hastalık riskini katlıyor. Akut ishal vakalarının ikiye katlandığı bölgede, yağmurların sel suları ve kirlenmiş suyu yoğun nüfuslu alanlara taşımalarıyla tehlikenin artması bekleniyor. Zaten çökmekte olan sağlık sisteminin bu yükü taşıma kapasitesi yok. Ayrıca, uzuvlarını kaybeden 6.600'den fazla kişinin rehabilitasyona ve protezlere ihtiyacı varken, DSÖ'nün iki yıldır protez ve rehabilitasyon ekipmanı girişine izin verilmiyor. Ghebreyesus, temel ilaç ve malzemelerin engelsiz girişini talep ediyor.
İnsani yardım erişimi sorusuna yanıt veren DSÖ Müdahale Birimi Başkanı Teresa Zakaria, zorlu koşullara rağmen her kurtarılan canın önemini vurguladı. Ekim 2023'ten bu yana sahada kalan sağlık ekipleri ve ortaklarla birlikte, Gazze'ye daha güvenli ve insancıl erişim için küresel çağrıyı sürdürdüklerini belirtti. Az da olsa yardımların girişinin kritik olduğunu ifade eden Zakaria, engelsiz erişim ve daha iyi yaşam koşulları talebini yineliyor.
Öte yandan, Nepal-Çin sınırındaki ani sel felaketinin de yıkıcı sonuçlara yol açtığını aktaran Ghebreyesus, Nepal'de binin üzerinde ölüm ve binlerce kayıp bildirildiğini, altyapının hasar görmesiyle toplumların izole kaldığını anlattı. Felaketin hemen ardından acil sağlık malzemeleri ve geçici tesisler seferber edilirken, salgın riski ve temel sağlık hizmetlerinin yeniden tesisi en büyük öncelik olarak öne çıkıyor.
Ebola virüsü, 1976'da Sudan ve KDC'de ilk kez görülmüş, adını Ebola Nehri'nden almıştır. 2014-2017 Batı Afrika salgınında 30 bin kişiye bulaşmış ve 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti. KDC'nin Ituri eyaletinde mayıs ayında tespit edilen 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta resmi salgın ilan edildi. Yetkililer, mayısta patlak veren Bundibugyo varyantı için henüz onaylanmış bir tedavi veya aşının bulunmadığını belirtiyor.

















