Sarıyer Ayazağa'da selin yaralarının sarılması için açılan Kentsel Dönüşüm Ofisi'nde vatandaşlara iki farklı seçenek sunuldu. Yetkililer, 'Yarısı Bizden' kampanyası ve TOKİ destekli alan bazlı dönüşüm modelleriyle bölgedeki yapısal sorunları çözmeyi hedefliyor.
Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi'nde yaşanan sel felaketinin ardından bölgedeki yapısal sorunlara kalıcı bir çözüm getirmek amacıyla Kentsel Dönüşüm Ofisi faaliyete geçirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp, ofiste yapılan açıklamada, vatandaşlarla görüşmelerin başladığını duyurdu. Alp, Valilik koordinasyonunda AFAD, emniyet, jandarma, Kızılay ve bakanlık ekiplerinin sahada aktif görev aldığını, belediyelerin desteğiyle vatandaşların güvenliğinin sağlandığını ve barınma ile gıda ihtiyaçlarının karşılandığını ifade etti.
Bakan Murat Kurum'un saha incelemeleri doğrultusunda dere ıslahı için kaldırılması gereken binaların yıkımına başlandığını belirten Alp, Kentsel Dönüşüm Başkanlığının iki gün süren yoğun çalışmalarla bu süreci yönettiğini aktardı. İSKİ tarafından yürütülecek dere ıslahı çalışmalarının, olası yeni afetlere karşı kritik bir önlem niteliği taşıdığının altını çizen Alp, kalıcı çözüm için iki farklı modeli masaya yatırdıklarını açıkladı. Bunlardan ilki, İstanbul genelinde yaklaşık 118 bin bağımsız birimin faydalandığı 'Yarısı Bizden' kampanyası olarak öne çıktı. Bu modelde komşularla anlaşan vatandaşlar, istedikleri müteahhitle çalışarak 875 bin lira kredi, 875 bin lira hibe ve 125 bin lira taşınma desteği alabiliyor.
İkinci alternatif olarak ise alan bazlı dönüşüm önerildi. Vatandaşların komşularıyla dayanışma içinde bu yöntemi talep etmesi halinde, projelendirme Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından yapılıp inşaat faaliyetleri TOKİ eliyle gerçekleştirilecek. Maliyet hesaplamaları ve kıymet takdirleri üzerinden Cumhurbaşkanlığı kararıyla indirimler sağlanarak, vatandaşlara uzun vadeli ve kolaylaştırılmış ödeme koşulları sunulacağı belirtildi. Alp, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmaların öneminin İstanbul için de geçerli olduğunu vurgulayarak, 2027 yılına kadar Ayazağa'da en az 2-3 adanın dönüşümünü tamamlamayı hedeflediklerini, uzun vadede ise ruhsatsız ve ekonomik ömrünü tamamlamış tüm yapıları yenilemek istediklerini sözlerine ekledi.

















