Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin meselelerinin bölge ülkelerince çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bölgenin meselelerinin bölge ülkelerince çözülmesi gerektiğini belirterek, "Biz her zaman bölge meselelerinin bölge ülkelerince sahiplenilmesi ve çözüme kavuşturulmasından yana olduk. Bizim temel yaklaşımımız hep buydu. Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmeliydi, bunun ilk adımını attık diyebiliriz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölgenin huzur ve istikrarı bakımından tarihî bir sorumluluk üstlenildiğini kaydetti. Anlaşmanın, üç ülkenin bir araya gelmesinin ötesinde bölgemizin istikrarı, kardeş halkların huzuru bakımından tarihî bir sorumluluk üstlendiklerini ifade etti.
Erdoğan, anlaşmanın, savunma niteliği taşımakla birlikte, taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırının üç tarafa birden yapılmış sayılacağıyla ilgili maddesinin sorulması üzerine, "Evet, Mekke Ortak Savunma Anlaşması, isminden de anlaşılacağı üzere ortak bir savunma yaklaşımını temel almakta. Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki durumla ilgili bir soruya cevaben, "Hürmüz Boğazı, bölgesel değil küresel önemi haiz bir nokta. Küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret bakımından da son derece stratejik bir geçiş noktası. Dolayısıyla burada yaşanabilecek herhangi bir gerilimin, etkileri itibarıyla yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmadığını petrol fiyatlarıyla tüm dünya gördü, hissetti." diye konuştu.
Erdoğan, Suudi Arabistan ile ilişkilerle ilgili olarak, "Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi, ortak tarihimizin, kardeşlik bağlarımızın ve karşılıklı çıkarlarımızın şekillendirdiği stratejik bir ilişki olarak değerlendiriyoruz. Türkiye ile Suudi Arabistan, yalnızca dost ve kardeş değil, aynı zamanda bölgesel barış, istikrar ve refah bakımından önemli sorumluluklar taşıyan iki ülkedir." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan'daki son gelişmelere ilişkin görüşleri sorulan üzerine, "Lübnan, bizim için yalnızca coğrafi olarak yakın bir ülke değil; tarihsel bağlarımızın da bulunduğu dost ve kardeş bir ülkedir. Lübnan’ın huzuru, güvenliği ve istikrarı, bütün bölgemizin istikrarı bakımından büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Suriye'deki değişim sürecini bugüne kadar nasıl değerlendiriyorsunuz? şeklindeki soruyu ise şu şekilde yanıtladı: "Suriye’de yaşanan değişim sürecini, Suriye halkının kendi geleceğini belirleme iradesi bakımından tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak en başından beri Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve egemenliğini savunduk." diye konuştu.

















