Yeniden açılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun mezarından alınan örnekleri inceleyerek ölümünün kalp damar hastalığı kaynaklı olduğunu ve herhangi bir dış müdahaleye işaret eden bulgu bulunmadığını bildirdi.
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nden hastaneye sevk edilirken yaşamını yitirdiği anlaşılan eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu ile ilgili raporu tamamladı. Raporda, 13 Kasım 2011'de gerçekleştirilen otopsi sırasında toksikoloji ve histopatoloji için alınan örneklerin, yeniden yapılan incelemelerle birlikte değerlendirildiği aktarıldı.
Otopsi bulgularında kalpte ağırlık artışı, boşluk genişlemeleri, aort ve koroner damarlarda sertleşmiş plaklar ile kalp dokusunda beyazlama ve alacalı görünüm gibi kalp damar hastalığına özgü bulgulara rastlandı. Bu bulgular ışığında, ölümün doğal nedenlerden kaynaklandığı kanaati Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmişti.
Başsavcılığın, ölümün üçüncü kişilerce mi yoksa doğal yollarla mı gerçekleştiğini kesinleştirmek amacıyla mezar açma (fethi kabir) işlemi talebi üzerine süreç başlatıldı. Bu kapsamda geçmişteki tıbbi kayıtlar, kamera görüntüleri ve olay yeri fotoğrafları değerlendirildi. 12 Eylül'de yapılan mezar açma işlemiyle elde edilen materyaller, Kimya ve Fizik ihtisas dairelerine gönderildi.
Kimya bölümü incelemede, örneklerde molibden, kurşun, arsenik gibi ağır metallerin bulunduğunu ancak uyuşturucu, ilaç veya zehirli madde kaldığına dair bir kanıta rastlanmadığını belirtti. Fizik bölümü ise materyallerde doğal seviyelerin üzerinde radyoaktivite saptamadı. Kemiklerde gözlemlenen kırık ve hasarlar, önceki canlandırma girişimleri ve otopsi işlemlerine bağlandı; bunlar dışında yeni bir travmatik etki izi bulunmadı.
Kurulun nihai değerlendirmesinde, tespit edilen kemik kırıklarının özelliklerinin ölüm anında değil, canlandırma sırasında oluşmuş olabileceği vurgulandı. Tırnak örneklerinde saptanan yüksek antimon düzeyinin kronik bir maruziyete işaret etmediği, akciğer, karaciğer ve böbreklerde zehirlenmeye bağlı doku hasarı bulunmadığı ifade edildi. Ayrıca, ölüm öncesi şiddetli mide bulantısı veya solunum sıkıntısı gibi toksik etki belirtilerinin mevcut olmadığı aktarıldı.
Raporun sonucunda, mevcut tüm veriler ışığında Kozinoğlu'nun zehirlenme veya dışarıdan gelen travmatik bir etkiyle öldüğüne dair tıbbi kanıt bulunmadığı netleştirildi. Göğüs ağrısı için verilen ilacın ölümde etkisi olmadığı sonucuna varılırken, ölümün kalp hastalığı sonucu gerçekleştiği kanaatine ulaşıldı.

















