Kuzey Pasifik'teki devasa plastik atık birikintisindeki yoğun mikroplastikler, uydulardan gözlemlenen ve okyanusun rengini camgöbeğine dönüştüren özel bir optik etki yaratıyor.
Büyük Pasifik Çöp Çöplüğü olarak adlandırılan ve yüzölçümüyle Teksas'ın iki katını aşan devasa girdap, yaklaşık 1,8 trilyon plastik parçası barındırıyor. Bu devasa kütlede sayıca en yüksek payı, çıplak gözle fark edilemeyen ancak toplam atıkların yüzde 94'ünü temsil eden mikroplastikler alıyor; geride kalan kısmı ise ağırlıklı olarak atık balıkçılık malzemelerinden oluşuyor.
Bergen Üniversitesi'nden bilim insanları, laboratuvar koşullarında mikroplastiklerin ışığı emme ve yansıtma davranışlarını analiz etti. Bu çalışmalar sonucunda, söz konusu parçacıkların doğal deniz bileşenlerinden ayırt edilebilen özgün bir optik imza bıraktığı ortaya kondu.
Araştırma ekibi, oluşturdukları modellemeleri 2002-2022 dönemindeki uydu verileriyle çaprazladı. Analizler, çöp girdabına yakın sularda mavi ve yeşil dalga boylarında istatistiksel açıdan anlamlı, hafif bir parlaklık artışı yaşandığını ve suyun tonunun camgöbeğine kaydığını gösterdi. Bilinen olgulara göre fitoplankton suyu yeşile, çözünmüş organik maddeler ise kahverengiye çaldırırken; mikroplastikler her iki dalga boyunda da yoğun ışık saçarak benzersiz bir parıltı oluşturuyor.
Uzmanlar, bu renk kaymasının kesin olarak mikroplastiklere atfedilebilmesi için bölgeden numune alınarak optik testlerin uygulanması gerektiğini vurguluyor. Büyük boyutlu atıkların temizlik operasyonlarıyla uzaklaştırılabilmesine karşın, mikroplastiklerin sudan arındırılmasının teknik olarak mümkün olmadığı ifade ediliyor. Kirliliğin besin zinciri üzerinden insan sağlığını etkileme riskine değinen bilim insanları, mücadelede en etkili yöntemin kirliliğin suya karışmasını engellemek olduğunu belirtiyor.

















