Türk sinema tarihinin 'Altın Çocuk' unvanıyla tanınan deneyimli sanatçısı Göksel Arsoy, 90 yaşında ebediyete intikal etti.
Yeşilçam'ın akıllardan silinmeyen jönlerinden olan sanatçının vefat haberini, kızı Aşkım Arsoy sosyal medya platformları üzerinden takipçileriyle paylaştı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sosyal medya hesabı üzerinden taziye mesajı yayımlayarak derin üzüntüsünü dile getirdi. Ersoy mesajında, 'Hafızalarımızda iz bırakan, zarafeti ve unutulmaz performanslarıyla kuşaklar boyunca sevgi toplayan Göksel Arsoy, sinemamıza kıymetli eserler kazandırdı. 'Şafak Bekçileri' ve 'Altın Çocuk' serisi gibi yapımlarla iz bırakan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi bu değerli sanatçıyı her zaman saygı ve sevgiyle anacağız. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sinema dünyasına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun' ifadelerini kullandı.
15 Mart 1936'da Kayseri'de doğan Göksel Arsoy, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ndeki eğitim hayatı boyunca Yeşilköy Havalimanı'nda görev yaptı. Yapımcı Fuat Rutkay ve yönetmen Sırrı Gültekin'in keşfiyle 1957 yılında 'Kara Günlerim' filmi ile sinema dünyasına giriş yapan Arsoy, kısa sürede 'Kelepçe' ve 'Samanyolu' gibi filmlerle Yeşilçam'ın başrol oyuncuları arasındaki yerini aldı.
Kariyerindeki en önemli kırılma noktasını, 1959 yapımı 'Samanyolu' filmi oluşturdu. Bu filmde Belgin Doruk ile başrolü paylaşan Arsoy, Doruk ile toplamda 15 filmde kamera karşısına geçti. İkili, dönemin en çok tercih edilen ve sevilen sinema çiftlerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.
Sinema yolculuğunda sadece oyunculukla yetinmeyen Göksel Arsoy, yapımcılık alanında da önemli adımlar attı. Kurduğu şirket aracılığıyla 12 film üreten sanatçı, çocukluktan beri tutkuyla bağlı olduğu havacılığı sinemaya taşıdı. 1963 tarihli 'Şafak Bekçileri' filminde hem yapımcı hem de başrol oyuncusu olarak görev alan Arsoy, bu yapımı Türk sinemasının ilk havacılık temalı filmlerinden biri olarak nitelendirdi.
Göksel Arsoy; oyunculuğunun yanı sıra yapımcılık deneyimi, müzikal çalışmaları ve sinemaya kattığı çeşitlilikle Yeşilçam tarihinde kendine özgü ve saygın bir konum elde etti.

















