İstanbul merkezli yürütülen soruşturmada, İsrail bağlantılı organize yapının forex ve kripto para vaadiyle yabancıları dolandırdığı belirlendi. MİT ve polisin ortak operasyonunda 248 kişiyle ilgili yapılan çalışmalarda 201 şüpheli gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 2026 yılına ait dört ayrı soruşturma kapsamında Türkiye'de 'çağrı merkezi' görünümünde faaliyet gösteren kuruluşların sosyal medya üzerinden forex ve kripto yatırım reklamları yayımlayarak yabancı ülke vatandaşlarını yüksek getiri vaadiyle tuzağa düşürdüğünü duyurdu. Bu dolandırıcılık yönteminin tekil şirketler aracılığıyla değil, çok daha geniş çaplı bir organize yapı tarafından yürütüldüğünün anlaşıldığı belirtildi.
Yürütülen soruşturma; bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'na aykırılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma, ayrıca aklama suçları çerçevesinde derinleştirildi. Süreçte MASAK'ın analiz raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün mali incelemeleri ve MİT'in geniş kapsamlı istihbarat çalışmaları bir arada değerlendirildi.
Açıklamaya göre, İsrail vatandaşı yöneticiler tarafından koordine edilen bu yapıda, öncelikle 'İsrailli dolandırıcılık baronları' operasyonun sorumlularını belirledi. Ardından hedef ülkeler dışında paravan şirketler kuruldu; şirket kurulumu, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi organizasyonel süreçler planlandı. Farklı dillerde konuşabilen adaylara 'conversion agent' ve 'retention agent' unvanıyla iş teklifleri yapıldı.
İşe alınacak personellere bir haftalık eğitim verildiği, bu süreçte her birine 'kod ad' atandığı ve kendilerine 'maske hayat hikayesi' hazırlamaları gerektiği aktarıldı. Bu kurgusal kimliklere, mağdurları etkileyecek unsurlar (örneğin prestijli üniversite mezunu olmak) eklendi. Ayrıca adayların yalan makinesinden geçirilerek güvenlik güçleriyle herhangi bir bağlarının olup olmadığı kontrol edildi ve ofis içinde İbranice konuşulması yasaklandı.
Şüpheliler, sosyal medya ve arama motorları üzerinden çeşitli yatırım platformları adına kısa sürede yüksek kazanç sağlama vaadinde bulundu. Reklamlara kanıp uygulamalara kayıt olan kişilerin bilgileri CRM sistemine düştü ve mağdurların uyruğuna ve diline uygun çalışanlara iletildi. Görüşmelerde, sıkı denetimden kaçınılan ülkelerden alınan sözde lisanslara sahip platformların (Inefex, Quantum AI, Algo Education, Exentral-Int gibi) isimleri kullanıldı.
Belirli bir süre sonra mağdurlardan gelen şikayetler artınca şüpheliler platform isimlerini değiştirdi. Mağdurlara yeni yatırım fırsatları sunularak önce düşük miktarda 'kayıt ücreti' alındı, ardından daha deneyimli ve ikna kabiliyeti yüksek diğer şüphelilere yönlendirildiler. Detaylı görüşmelerle ikna edilen kişilerden, yurt dışındaki banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına para transferi sağlandı.
Şüphelilerin, sahte yatırım panellerinde mağdurların kârlıymış gibi gösterilerek daha fazla para yatırmaya teşvik edildiği, ancak para çekme taleplerinde hesapların bloke edildiği ve çekimin yapılabilmesi için ek ödeme veya 'vergi' adı altında yeni transferler istendiği ortaya çıktı. Gerçekte herhangi bir yatırım işlemi yapılmadan elde edilen paraların, şüphelilerin kontrolündeki hesaplara aktarıldığı ve mağdurlarla iletişimin tamamen kesildiği tespit edildi.
Çalışanlar, hedef ülkelerin saat dilimlerine uygun vardiya sistemiyle görev yaptı ve tüm bu işlemler, hedef ülkelerden veya Türkiye'den gerekli lisanslar alınmadan, denetimdışı aracı kurumlar üzerinden gerçekleştirildi. MİT'in çalışmaları, örgütün faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma girişiminde bulunduğunu gösterdi. 2017'de İsrail Meclisi'nde kabul edilen yasa, bu tür eylemlerin yalnızca İsrail sınırları içinde yapılmasını yasaklamıştı.
Bu durum üzerine şüphelilere, İsrail ve ABD vatandaşları dışında kalan Malezya, BAE, Rusya, Singapur, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya, İrlanda, Çin, İsviçre, Belçika, İsveç ve Güney Kore dahil olmak üzere dünya genelindeki vatandaşları hedef alma talimatı verildiği anlaşıldı. Interpol-Europol iş birliğiyle temin edilen yüzlerce mağdur başvurusu dosyaya eklendi.
İki yıllık süreçte şüphelilerin, yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olarak değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, haksız kazancın ise 3 milyar doları aştığı belirlendi. Bu fonların yurt dışındaki banka hesaplarında ve kripto cüzdanlarında tutulduğu tespit edildi. MİT ve Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde İstanbul ve Muğla'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyon kapsamında 29 şirkete ait 44 çağrı merkezi ve 239 şüpheliye ait 286 ikamete baskın düzenlendi. Yapılan çalışmalarda 201 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ve şirketlerin banka hesaplarına, taşınır-taşınmaz malvarlıklarına, ödeme kuruluşları ve kripto borsalarındaki varlıklarına el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

















