İstanbul 2 Nolu Barosu, İsrail'in Gazze'deki saldırılarında hayatını kaybeden kadın ve çocuklara ilişkin yeni kanıtları Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne iletmek üzere yola çıktı.
Avukatlar, Lahey'e hareketlerinden önce İstanbul Havalimanı VIP Salonu önünde bir basın toplantısı düzenledi. İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Avukat Yasin Şamlı, grup adına yaptığı açıklamada, insanlığın vicdanı adına Gazze'de katledilen masumların haklarını ve adalet talebini uluslararası yargıya taşıdıklarını belirtti.
Şamlı, İsrail'in ateşkes anlaşmalarına, Birleşmiş Milletler çağrılarına ve Uluslararası Adalet Divanı kararlarına rağmen soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarını sürdürdüğünü ifade etti. Cezasızlığın faili cesaretlendirdiğini dile getiren Şamlı, hedef alınanların yalnızca insanlar olmadığını; hastaneler, okullar, ibadethaneler ve bir halkın geleceğinin de yok edilmeye çalışıldığını vurguladı.
Sunulan dosyaya dayanan verilere göre yaklaşık 80 bin masumun hayatını kaybettiğini ve bu rakamın yüzde 75'inin kadınlar ile çocuklardan oluştuğunu aktaran Şamlı, bu sistematik vahşetin açık bir yok etme iradesi taşıdığını söyledi. Her sayfasında bir hayatın ve feryadın yansıdığı delillerin insanlığın ortak vicdanını yaraladığını belirtti.
15 Kasım 2023'te başlayan hukuki sürecin 5 Aralık 2023'te Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taşındığını hatırlatan Şamlı, başvurunun farklı ülkelerden 3 bin 61 hukukçu tarafından desteklendiğini açıkladı. Ayrıca 'Gazzeicinimza.com' üzerinden toplanan imzalarla toplam 676 bin 995 kişinin bu suçların cezasız kalmaması için iradesini ortaya koyduğunu, bu rakamın yüz binlerce insanın adalet haykırışı olduğunu vurguladı.
Dosyada 119 kronolojik fotoğraf kaydı, aç bırakılan bebekler ve hedef alınan sivillere ait görüntüler ile 9 delil kitabı bulunduğunu belirten Şamlı, kadınlar, çocuklar, işkence ve etnik temizlik konularında kapsamlı çalışmaların yer aldığını aktardı. Ayrıca mağdur beyanlarını içeren noter tasdikli ifadeler ve suçları kayıt altına alan 25 video kaydından oluşan 25 CD'nin de dosyada mevcut olduğunu söyledi.
Bu delillerin aç bırakma, zorla yerinden etme ve sağlık sisteminin çökertilmesi gibi soykırım suçunun maddi ve manevi unsurlarını ortaya koyduğunu ifade eden Şamlı, mahkemeye delillerin sadece kaydedilmesiyle yetinilmemesi, tutuklama kararlarının uygulanması ve etkili soruşturmaların yürütülmesi çağrısında bulundu. Dünya devletlerine de seslenen Şamlı, uluslararası hukukun güçlüler lehine kullanılmaması gerektiğini ve sessizliğin failin yanında durmak anlamına geldiğini belirtti.
Hiçbir ülkenin failler için güvenli liman olmaması gerektiğini vurgulayan Şamlı, zamanaşımı veya siyasi dokunulmazlık gibi gerekçelerle bu suçlardan kurtulmanın mümkün olmadığını söyledi. Hukukun da bu süreçte yargılandığını kaydeden Şamlı, hukukçuların susması halinde bütün insanlığın kaybedeceğini belirterek, İstanbul 2 Nolu Barosu olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı. Açıklamanın ardından avukatlar, delilleri basın mensuplarına göstererek Hollanda'ya hareket etti.

















