OECD'nin PISA 2025 araştırmasında ilk kez ölçülen çevre bilimi alanında Türkiye, 494 puanlık ortalamasıyla hem OECD hem de genel katılımcı ortalamalarının üzerinde kalarak 85 ülke arasında 17'nci sıraya yerleşti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen toplantıyla, 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 sonuçları dünya genelinde aynı anda kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan verilerin ardından Milli Eğitim Bakanlığı Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin özellikle ilk kez ele alınan çevre bilimi alt ölçeğindeki performansını içeren raporu yayımladı.
Araştırmada, öğrencilerin iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik, enerji kaynaklarının çevresel etkileri ve gıda güvenliği gibi konulardaki çevre duyarlılıkları, farkındalıkları ve sorunlar karşısındaki tepki eğilimleri ölçüldü. Değerlendirme yalnızca bilgisayar tabanlı testlerle gerçekleştirildiğinden, bu yönteme uygun altyapısı bulunmayan Kamboçya, Tacikistan, Irak, Morityus, Ruanda ve Zambiya süreçte yer almadı. Bu nedenle sıralamaya giren ülke sayısı 85'e düştü ve puan aralığı 331 ile 594 arasında seyretti.
Genel istatistiklere bakıldığında, 85 ülkenin ortalama puanı 447 olarak hesaplanırken, 38 OECD ülkesinin ortalaması 480 oldu. Sektörün lideri 594 puan ile Çin olurken, Singapur 561 ve Tayvan 539 puan alarak ilk üçte yer aldı; en düşük puanlar ise Kosova, Guatemala ve Kenya'da kaydedildi. Türkiye, 494 puanlık ortalamasıyla hem OECD hem de genel ortalamayı geçmeyi başardı.
Sıralama bazında Türkiye, toplam katılımcılar arasında 17'nci, OECD ülkeleri arasında ise 12'nci sırada konumlandı. Bu sonuçla Türkiye; Avusturya, Polonya, Çekya, Litvanya, Fransa, İsveç, Belçika, Hollanda, İtalya ve Almanya başta olmak üzere toplam 68 ülkeyi geride bıraktı. Ayrıca Portekiz, İspanya, İtalya, Macaristan, Danimarka, Norveç, Slovakya, Letonya, Şili, İzlanda, Kosta Rika ve Yunanistan gibi ülkelerin de üzerinde bir performans sergiledi.
Yeterlik düzeyleri açısından değerlendirildiğinde, Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 80'i çevre biliminde en az ikinci düzey yeterliğe ulaştı. Bu seviye, öğrencilerin temel bilimsel bilgilerle çevresel sorunları analiz edebilme kapasitesini temsil eder. Söz konusu oran OECD ortalamasının yüzde 73,7 ve tüm katılımcı ülkelerin yüzde 61,1 olan oranlarının oldukça üzerinde seyretti.
Üst performans düzeyine ulaşan öğrencilerin oranı da benzer şekilde Türkiye lehine gerçekleşti. Türkiye'de bu grubu oluşturan öğrencilerin yüzdesi 7,9 iken, OECD ortalaması yüzde 7 ve genel katılımcı ortalaması yüzde 4,9 olarak ölçüldü. Elde edilen veriler, Türkiye'deki öğrencilerin çevresel meseleleri bilimsel kanıtlar ışığında karmaşık biçimde değerlendirme yetkinliğinin uluslararası ortalamaların üzerinde olduğunu ortaya koydu.

















