SSB Başkanı Haluk Görgün, Türkiye'nin savunma sanayii alanında dışa bağımlı bir tedarikçi konumundan, milli teknoloji üreten ve ihraç eden küresel bir oyuncuya dönüştüğünü vurguladı.
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), kuruluşunun 41. yılını, ülkenin dışa bağımlı savunma anlayışından milli teknoloji üretimine ve ihracatına uzanan devrim niteliğindeki değişimiyle taçlandırdı. Bu önemli dönüm noktasında, sektörün son 41 yılda kat ettiği yol ve ulaştığı seviyeler detaylı biçimde gözler önüne serildi.
SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 7 Kasım 1985'te temelleri atılan kurumun 41. yıl dönümü kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını yerli kabiliyetlerle karşılama hedefi doğrultusunda sağlanan ilerlemeleri paylaştı. Görgün, 2002 yılından bu yana yaşanan çarpıcı büyümenin rakamlarla somutlaştığını belirtti.
Yapılan açıklamaya göre, 2002'de 62 olan proje sayısı günümüzde yaklaşık 1.500'e, 5,5 milyar dolarlık proje hacmi ise 100 milyar doların üzerine çıktı. Sektörün yıllık Ar-Ge bütçesi 3,5 milyar doları aşarken, son 12 aylık ihracat rakamı 11,3 milyar dolara, doğrudan istihdam ise 100 bin kişiyi geçti. Görgün, bu başarıların güçlü kurumsal yapılar, nitelikli insan kaynağı ve iş birliği kültürünün bir sonucu olduğunu ifade ederek, "41 yıllık hikayemiz, iki farklı tablo arasındaki bu köklü dönüşümün hikayesidir" dedi.
Geçmişte savunma ihtiyaçlarını büyük ölçüde yurt dışından karşılayan Türkiye'nin, bugün bu alanda kendi mühendislik ve üretim gücüne dayanan, çözümlerini müttefik ülkelere sunan bir konumda olduğunu vurgulayan Görgün, kurumsal geçmişe de değindi. 1985'te Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı olarak başlayan yolculuk, 1989'da Müsteşarlığa, 2018'de ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığına evrildi. 2002 öncesinde hazır alım ve ortak üretim modellerinin baskın olduğu sektörde, 2004'teki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısı sonrası yerli tasarım ve özgün geliştirme yaklaşımı güçlendi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde son 25 yılda tarihi bir atılım yapıldığını belirten Görgün, yerlilik oranının 2002'deki yüzde 20 seviyesinden bugün yüzde 80'in üzerine çıktığını aktardı. İnsansız hava araçlarından millî savaş gemilerine, hava savunma sistemlerinden elektronik harp teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede özgün kabiliyetler kazanıldığını vurgulayan Görgün, "Artık sadece tedarik eden değil; tasarlayan, geliştiren, üreten, bütünleştiren ve ihraç eden bir Türkiye var" değerlendirmesinde bulundu.
SSB'nin 41 yıllık süreçte yalnızca tedarikçi olmaktan çıkıp, Ar-Ge'den ihracata kadar tüm süreçleri koordine eden entegre bir kuruma dönüştüğünü belirten Görgün, bu benzersiz modelin uluslararası alanda da ilgi çektiğini ve farklı ülkeler tarafından örnek alındığını kaydetti. Görgün, Başkanlığın ihtiyaç makamlarını, kamu ve özel sektörü ve üniversiteleri ortak hedefler etrafında buluşturan, dünyada az rastlanan bir yapı olduğunu ve bu birikimin ulaşılan seviyenin önemli kanıtı olduğunu ifade etti.
Sektördeki dönüşüm, ekonomik göstergelerde de kendini gösterdi. 2002'de 56 firma ve 62 proje ile başlayan süreç, bugün 4 bini aşkın firma ve 1.500 proje ile devam ediyor. Toplam proje hacmi 100 milyar doları geçerken, sektör cirosu 25 milyar dolara, yıllık Ar-Ge harcaması ise 3,5 milyar doların üzerine çıktı. İstihdam rakamları da paralel olarak artarak 2022'deki 81 binden 135 bine yükseldi ve 2028 hedefi 158 bin olarak belirlendi.
İhracat performansında da kayda değer artışlar yaşandı. 2002'de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025'te 10 milyar 54 milyon dolara ulaştı. 2026 Ekim ayında yıllık bazda yüzde 61'lik büyümeyle 1 milyar 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, son 12 aylık toplam 11 milyar 357 milyon dolara çıktı. Son 14 yıldaki toplam ihracat 55 milyar dolara yaklaştı ve bunun yarısından fazlası son dört yılda elde edildi. Türk ürünlerinin NATO standartlarında pazarlarda tercih edilmesi, sektörün uluslararası konumunu daha da güçlendirdi.
Başarıların arkasındaki en önemli unsurun insan emeği olduğunu vurgulayan Görgün, her projenin analizden teslimata kadar uzanan süreçlerde binlerce çalışanın ortak gayretiyle hayata geçtiğini belirtti. "Hiçbir görev önemsiz, hiçbir emek görünmez değildir" ilkesiyle hareket ettiklerini ifade eden Görgün, başarının sadece teknolojik çıktılardan değil, aynı hedef için çalışan insan kaynağının bilgi ve tecrübesinden beslendiğini kaydetti.
Güçlü kurumların adil ve sürdürülebilir bir çalışma kültürüyle geleceğe taşınabileceğini dile getiren Görgün, 41 yıllık birikimin gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Yıl dönümünü kutlayan Görgün, tam bağımsız bir savunma sanayii hedefine, daha büyük başarılar ve güçlü iş birliği anlayışıyla ilerlemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

















