Satürn'ün güney kutbunda, kuzeydeki ünlü altıgenden çok daha büyük olan 167 bin kilometrelik on kenarlı bulut deseni tespit edildi. Hubble Teleskobu verileriyle ortaya çıkan bu dinamik yapı, dev gezegenlerin atmosfer dinamikleri hakkında yeni ipuçları sunuyor.
Satürn'ün atmosferi, bilinen ünlü kuzey kutbu altıgeninin ötesinde yeni bir geometrik sürprizle daha dikkat çekiyor. Uzmanlar, onlarca yıldır incelenen kuzeydeki düzenli yapının aksine, güney kutbunda yaklaşık 10 kenarı olan devasa bir bulut formasyonu tespit etti. Bu keşif, gökbilim topluluğu arasında güçlü bir merak ve heyecan uyandırdı.
"Science Advances" dergisinde yer alan bulgulara göre, söz konusu ongen desenin çapı 167 bin 820 kilometreye ulaşıyor. Yapının her bir kenarının uzunluğu ise yaklaşık 16 bin 780 kilometre ölçülüyor. Bu devasa ölçüler, güneydeki yeni oluşumun kuzeydeki 32 bin kilometrelik ünlü altıgenden çok daha geniş olduğunun altını çiziyor.
Yeni yapının varlığı, NASA'ya ait Hubble Uzay Teleskobu ile toplanan verilerin detaylı analizi sayesinde gün yüzüne çıktı. Satürn'ün eksen eğikliği nedeniyle 2012'den 2023'e kadar güney yarımküresi Dünya'dan net olarak izlenemiyordu. Ancak görüş açısının uygun hale gelmesiyle elde edilen görüntüler, daha önce hiç kayda geçirilmemiş bu simetrik deseni gözler önüne serdi. Araştırmacılar, kuzeydeki altıgen keşfedildiğinden bu yana güneyde benzer bir yapı aradıklarını ancak bugüne dek hiçbir iz bulamadıklarını, bu nedenle sonucun kendileri için de beklenmedik bir gelişme olduğunu ifade etti.
Atmosferik akıntı modellemeleri ve bilgisayar simülasyonları, bu ongen yapının kıvrımlı bir jet akımına takılan dalgalanmaların etkisiyle oluştuğunu öne sürüyor. Kuzeydeki altıgenin onlarca yıl boyunca renk ve formda büyük bir istikrar göstermesine karşın, güneydeki yeni ongenin kenarlarında parlaklık ve koyuluk seviyelerinde değişkenlikler gözlemleniyor. Bilim insanları, bu durumu yapının hâlâ aktif bir değişim sürecinde olduğunu kanıtlayan bir işaret olarak değerlendiriyor.
Gökbilimciler, bölgedeki güneş ışınımının tepe noktasına ulaşacağı 2032 yılına kadar bu fenomenin evrimini yakından izlemeyi hedefliyor. Bu süreçte, devasa yapının zamanla daha dengeli bir forma kavuşup kavuşmayacağı yoksa dağılarak ortadan kalkıp kalmayacağı sorusu cevap arıyor. Elde edilen yeni verilerin, yalnızca Satürn'ün değil, genel anlamda dev gaz gezegenlerinin atmosferik dinamikleri ve gezegen meteorolojisi konusundaki anlayışımızı derinleştirecek kritik bir adım olduğu vurgulanıyor.

















