Reyhanlı'daki bombalı saldırının arkasındaki isimlerin peşine düşülen uzun soluklu operasyon, Mihraç Ural'ın ele geçirilmesiyle nihayete erdi. 2018'de Yusuf Nazik'in tutuklanmasıyla başlayan süreç, 2025 ve 2026'daki müdahalelerle tamamlandı. Kırmızı bültenle aranan Ural, MİT ile Suriye Genel İstihbarat Servisi'nin ortaklaşa yürüttüğü devriye sırasında Suriye topraklarında gözaltına alındı.
11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde iki farklı noktada araç bombasıyla gerçekleştirilen saldırıda 53 vatandaş şehit düşmüş, çok sayıda kişi yaralanmıştı. Olayın hemen ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde eylemi planlayan ve icra eden şüpheliler tespit edilmeye çalışıldı. Bazı zanlılar yakalanırken, bazı isimlerin Suriye'ye sığındığı anlaşıldı. Yurt dışına kaçan şüphelilerin peşine düşülen çalışmalar, yıllar boyu titizlikle sürdürüldü.
Saldırının kilit isimlerinden Yusuf Nazik, 12 Eylül 2018'de MİT'in Suriye'nin Lazkiye şehrinde gerçekleştirdiği operasyonla yakalanarak Türkiye'ye iade edildi. Mavi kategoride aranan Nazik'in, Suriye istihbaratı ile köprü görevi görüp saldırıyı gerçekleştirecek kişileri yönlendirdiği ortaya çıktı.
Nazik, verdiği ifadede Suriye istihbaratının talimatıyla Türkiye'de eylem arayışında bulunduğunu, alternatif hedefler için keşif yaptığını ve patlayıcıların Suriye'den ülkeye sokulmasını organize ettiğini kabul etti. İki transit aracın temin edilip bu araçlara patlayıcı yerleştirilmesini sağladığını da itiraf eden Nazik, saldırıda payı olan Mukaveme Suriye lideri Mihraç Ural hakkında da kritik bilgiler verdi.
Nazik'in tutuklanmasının üzerinden yaklaşık altı yıl geçtikten sonra, planlama ekibinde yer alan Muhammed Dib Koralı da MİT'in hamlesiyle ele geçirildi. Bombaların temininde sorumluluğu olduğu düşünülen Koralı, 14 Ocak 2025'te Suriye'de yapılan operasyonla Türkiye'ye getirildi.
MİT, sahadaki kaynaklardan elde ettiği istihbarat neticesinde Koralı'nın saklandığı mekanı belirledi. Koralı'nın, Suriye istihbarat birimi El Muhaberat'ın talimatları doğrultusunda patlayıcıları Lazkiye'den Hatay'a taşıdığı ifade edildi.
2025 yılında yakalanan bir diğer şüpheli ise Temir Dükancı oldu. Suriye istihbaratı ile irtibatlı olduğu tespit edilen Dükancı'nın, Reyhanlı saldırısında kullanılan patlayıcıların deniz yoluyla ülkeye sokulmasına aracılık ettiği ve taşıyacak araçları sağladığı anlaşıldı.
MİT'in radarında olan Dükancı'nın, Suriye'deki siyasi değişimin ardından Lübnan'a kaçış hazırlığı yaptığı belirlendi. Dükancı'nın burada örgüt mensuplarını bir araya getirip Türkiye'nin yurt dışı temsilciliklerine yönelik yeni eylemler planladığı ve sahte kimlik arayışında olduğu ortaya çıktı.
Turuncu kategoride aranan Dükancı, Suriye-Lübnan sınır hattında gerçekleştirilen operasyonla yakalanarak Türkiye'ye sevk edildi.
Operasyonların son halkasını Ömer el-Hatip oluşturdu. Kırmızı bültenle aranan el-Hatip, 1 Ekim 2026'da deniz yoluyla Avrupa'ya geçiş yapmaya çalıştığı sırada MİT ekiplerince yakalandı.
Saldırının planlama ve koordinasyonunda görev aldığı bildirilen el-Hatip'in, failler ile Beşar Esad yönetimi altındaki istihbarat yetkilileri arasındaki irtibatı sağladığı kaydedildi. El-Hatip'in, Yusuf Nazik ile birlikte Şubat 2013'te Hatay üzerinden ülkeye giriş yaptığı ve patlama noktalarının belirlenmesinde etkin rol üstlendiği belirtildi.
Reyhanlı saldırısının üzerinden 13 yılı aşkın bir zaman geçti. Saldırının organizasyonunda bulunan dört isim, farklı tarihlerde gerçekleştirilen operasyonlarla yakalanıp Türkiye'ye getirildi. 2018'de Yusuf Nazik'in tutuklanmasıyla başlayan süreç, diğer üç şüphelinin de ele geçirilmesiyle sonuçlandı.
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) yapısından kopan unsurların oluşturduğu Acilciler grubunun önde gelen isimlerinden Mihraç Ural, Suriye'de sınır bölgesinde yakalandı.
MİT ve Suriye Genel İstihbarat Servisi (GİS), Mihraç Ural'ı uzun süredir yakın takibe almıştı. Ural, 14 Ekim 2026 gecesi iki istihbarat biriminin eşgüdüm içinde yürüttüğü operasyonla Suriye topraklarında yakalandı.
Mihraç Ural, Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından kaçak hayatı sürdürüyor ve sürekli gizleniyordu. MİT ve Suriye istihbaratı, Ural'ın izini sürerek zaman kolluyordu. İki ülke istihbarat servisleri arasında istihbarat paylaşımı yapılarak Ural'ın yakalanması için uygun an bekleniyordu.
Güncel istihbari değerlendirmelere göre Mihraç Ural, yakalanma korkusuyla ikametini değiştirmeye çalışıyordu. Bu bilgiler ışığında Ural, dün gece Suriye sınırını geçmeye çalıştığı esnada kıskıvrak yakalandı.
Mihraç Ural, 2013'te Hatay/Reyhanlı'da 53 cana mal olan patlamaların yanı sıra Suriye'nin Banyas ve Beyda şehirlerinde yüzlerce sivilin ölümüne yol açan katliamlar başta olmak üzere birçok kanlı eylemden sorumlu tutuluyordu.

















