TBMM Başkanı Kurtulmuş, süreci sabote etmeye çalışanlara karşı sağduyunun korunacağını vurgulayarak, silahların tamamen bırakılması ve siyasetin özgürce konuşulabilmesi için kararlılıkla ilerleneceğini belirtti. Kurtulmuş ayrıca, yeni anayasa ihtiyacının ertelenemez bir görev olduğunu da ifade etti.
TBMM, 28. Yasama Dönemi 5. Yasama Yılı'nın açılışı kapsamında Başkan Numan Kurtulmuş'un liderliğinde Genel Kurul toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Kurtulmuş, TBMM bünyesinde oluşturulacak İzleme Komisyonu aracılığıyla siyasi partilerin ortak sorumluluk taşıyarak sürecin takibini sürdüreceğini açıkladı. Bu aşamada meclise düşen üç temel görev belirten Kurtulmuş, bunların kanunun uygulanmasını komisyondan izlemek, güvenlik kurumlarının terör örgütünün fesih ve silahsızlanma sürecine dair tespitlerini hukuki çerçevede denetlemek ve gerekli yasal düzenlemeler için mutabakat arayışı içinde olmak olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin kabul edilen yasanın uygulanma aşamasına geçtiğini vurguladı. Silahlı grubun dağılması ve silah bırakmasının yetkili makamların doğrulamasına bağlı olduğunu hatırlatan Başkan, kanunda belirtilen koşulların sağlanmasının hukuki güvence olduğunu belirtti. Devlet kurumları kendi görevlerini yerine getirirken, TBMM'nin de millet adına süreci denetleyeceğini kaydeden Kurtulmuş, süreci aksatmaya yönelik girişimlere karşı sağduyulu davranacaklarını ve halkın umutlarını hedef alan aceleci yargılardan uzak duracaklarını ifade etti. Ayrıca, silahların tamamen devre dışı kalması ve siyasetin özgürce tartışıldığı bir ortamın inşası için kararlı adımlar atılacağını belirtti.
Konuşmasında Türkiye'nin 150 yıllık anayasal birikimini özgürlükçü bir metinle taçlandırma çağrısında bulunan Kurtulmuş, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı yeni bir anayasa ihtiyacının ertelenemez bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Vatandaşların tasarruflarıyla ilgili yaşadığı endişeleri yakından takip ettiklerini belirten Kurtulmuş, usulsüzlük ve haksız kazanç iddialarının sonuna kadar araştırılmasını ve sorumluluğun kimde olması gerekiyorsa o kişiden hesap sorulmasını şart koştu. Son olarak, Filistin'in özgürlüğü sağlanana kadar TBMM'nin bu davaya desteğini sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

















