İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Sektör Gündem
  4. Market Arabası Yalan Söylemez
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Market Arabası Yalan Söylemez

featured

Market Arabası Yalan Söylemez

Geçen hafta bir markette kasanın önünde beklerken ilginç bir sahneye tanık oldum.

Yaşlı bir amca, kasiyerin söylediği toplamı duyunca sessizce cebine uzandı. Bozuk paraları avucunun içine döktü. Bir süre saydı. Sonra alışveriş arabasından bir kalıp peynir aldı, kasanın yanındaki rafa bıraktı.

Kasiyer alışmış olacak ki hiçbir şey söylemedi.

Arkadaki müşteriler de…

Kimse dönüp bakmadı.

Çünkü artık bu ülkede en pahalı şeylerden biri utanmak oldu. Hepimiz birbirimizin mahcubiyetine saygı duyuyoruz.

İşte enflasyon dediğimiz şey tam olarak budur.

Ekonomi sayfalarında yüzde 35, yüzde 40, yüzde 50 diye konuşulan rakamlar değildir sadece. O rakamlar, kasanın kenarında bırakılan peynirin adıdır.

Bir ekonomiyi anlamak için bazen Merkez Bankası raporlarına değil, market kasalarına bakmak yeterlidir.

Çünkü rakamlar yalan söyleyebilir.

Ama market arabası söylemez.

Son günlerde herkes aynı soruyu soruyor.

“Enflasyon düşüyor mu?”

Evet…

İstatistiklerde düşebilir.

Aylık artış yavaşlayabilir.

Yıllık oran gerileyebilir.

Ama vatandaşın zihnindeki enflasyon, TÜİK tablosuyla düşmüyor.

Çünkü insanlar fiyatın kaç arttığını değil, cebindeki paranın ne kadar küçüldüğünü hissediyor.

Ekonomi, bazen matematiğin açıklayamadığı kadar psikolojidir.

Bir vatandaş fiyat etiketini görünce “Bunu seneye daha pahalı alırım.” diye düşünmeye başlamışsa, enflasyon sadece rakamlarda değil, davranışlarda da yaşamaya başlamıştır.

İşte tehlikeli olan budur.

Dikkat ederseniz artık kimse “Bu ürün pahalı.” demiyor.

“Eskiden ne kadardı?” diye konuşuyor.

Çünkü Türkiye’de fiyatlar değil, hafızalar karşılaştırılıyor.

Bir kahvenin, bir ekmeğin, bir simidin, bir ev kirasının eski fiyatı hafızalarda yaşıyor.

Ve her yeni etiket, eski hayatın biraz daha uzağa gittiğini hatırlatıyor.

İşte bu yüzden enflasyon yalnızca ekonomiyi değil, toplumun moralini de tüketiyor.

Ekonomi yönetimi elbette enflasyonu düşürmek zorunda.

Bundan daha doğal bir hedef olamaz.

Ancak unutulmaması gereken başka bir gerçek var.

Vatandaş enflasyonun düştüğüne, bunu kendi hayatında hissettiği gün inanacak.

Markette iki poşet fazla alabildiğinde…

Çocuğunun okul masrafını hesap makinesi olmadan ödeyebildiğinde…

Ayın son haftasında kredi kartını değil, cebindeki parayı kullanabildiğinde…

İşte o gün açıklanan rakamlarla yaşanan hayat birbirine yaklaşacak.

O güne kadar ekonomi ekranlarında anlatılan her başarı hikâyesi, kasanın önünde bırakılan o peynir kadar sessiz kalmaya mahkûm olacak.

Market Arabası Yalan Söylemez
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!