İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Karahan: Fonlardan çekilen sermaye ağırlıklı olarak TL mevduatlarına aktarıldı

Karahan: Fonlardan çekilen sermaye ağırlıklı olarak TL mevduatlarına aktarıldı

TCMB Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı değerlendirmede, para piyasası fonlarındaki çıkışların büyük ölçüde mevduat hesaplarına yönlendiğini belirterek, sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TCMB Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı değerlendirmede, para piyasası fonlarındaki çıkışların büyük ölçüde mevduat hesaplarına yönlendiğini belirterek, sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, kurumun faaliyet raporunu TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sundu. Karahan, yıl içinde yaşanan jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizliklerin dezenflasyon sürecini yavaşlattığını ancak sürecin tamamen durmadığını, aksine ivme kaybetse de devam ettiğini ifade etti. Para politikasının doğrudan etkili olduğu kalemlerde enflasyon yavaşlamasının daha belirgin olduğunu kaydeden Karahan, arz kaynaklı şokların bu iyileşmenin genel enflasyon rakamlarına yansımasını sınırladığını aktardı.

Savaşın etkilerinin en üst seviyeye ulaştığı mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminin yükseldiğini hatırlatan Karahan, temmuz ayından itibaren bu eğilimde yeniden düşüş yaşandığını belirtti. Şokların etkisinin azalması ve sıkı para politikasının katkısıyla dezenflasyon sürecinin hızlanacağını öngören Karahan, önümüzdeki dönemde enflasyon beklentilerinin ve fiyat belirleme davranışlarının kritik önemde kalacağını vurguladı. Fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda tüm politika araçlarının kararlılıkla kullanılacağını dile getirdi.

Küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıkların sürdüğüne ve enerji fiyatlarındaki eğilimlere dikkat çeken Karahan, bu yıl küresel büyümede bir yavaşlama beklendiğini, 2027'de ise baz etkileriyle toparlanma öngörüldüğünü söyledi. Savaşın büyüme üzerindeki etkisinin savaş bölgesi dışında sınırlı kaldığını ancak Türkiye'nin bölgeyle güçlü ticari ilişkileri nedeniyle dış ticaretin olumsuz etkilendiğini belirtti. Yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyon ve beklentiler üzerindeki baskısının sürdüğünü, ABD ve Avrupa merkez bankalarının faiz beklentilerindeki yukarı kaymanın küresel para politikalarını sıkılaştırdığını ifade etti.

İç talebin öncülüğünde büyümenin ikinci çeyrekte yavaşladığını ve bu oranın yıllık bazda yüzde 2,3'e gerilediğini açıklayan Karahan, bunun sıkı para politikasının hedeflenen bir sonucu olduğunu ve talep kompozisyonunun dengeli göründüğünü vurguladı. Yurt içi talepteki yavaşlamaya karşın net ihracatın büyümeye pozitif katkı sağladığını, sanayi üretiminde düşüş yaşanırken hizmet üretiminde artış gözlemlendiğini aktardı. Kapasite kullanım oranlarının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini ve üçüncü çeyrekte işsizlik oranının yatay bir seyir izlediğini belirtti.

Jeopolitik zorluklara rağmen artan lojistik maliyetler ve tedarik sorunlarının etkisiyle ihracatın ikinci çeyrekte artış kaydettiğini hatırlatan Karahan, ithalatta ise daha sınırlı bir yükseliş yaşandığını açıkladı. Fiyat artışları nedeniyle enerji ithalatının yükselirken altın ithalatının düştüğünü, altın ve enerji hariç ithalatta gerileme olduğunu bildirdi. Eylül verilerinin, mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret açığındaki düşüş eğiliminin üçüncü çeyrekte de sürdüğünü gösterdiğini, enerji ithalatının yüksek seyretmesine rağmen altın ve enerji dışı kalemlerde iyileşme yaşandığını vurguladı.

Turizm sektöründe savaşın etkisinin beklenenden hafif kaldığını belirten Karahan, ikinci çeyrekte cari açığın milli gelire oranının tarihsel ortalamaların altında gerçekleştiğini söyledi. Enerji fiyatlarındaki artışa rağmen enerji dışı ticaret dengesinin iyileşmesi sayesinde 12 aylık birikimli cari açığın sınırlı da olsa azaldığını, üçüncü çeyrekte de artışın sınırlı kalacağını tahmin ettiklerini ifade etti. Yüksek enerji fiyatlarının dış ticaret açığı üzerinde risk oluşturduğunu, ancak iç talepteki yavaşlama ve altın dışı dengedeki iyileşmenin cari dengeyi desteklediğini, 2026'da cari açığın milli gelire oranının uzun vadeli ortalamaların altında kalacağını öngördüklerini aktardı.

Enflasyonun ana eğiliminin genel enflasyonun altında seyrettiğini ve arz şoklarının sönümlenmesiyle dezenflasyonun süreceğini belirten Karahan, bu durumun sıkı para politikasının etkisiyle gerçekleştiğini vurguladı. Enerji grubu dışındaki tüm ürün gruplarında yıllık enflasyonun geçen yıla kıyasla gerilediğini, ivme kaybının jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisinden kaynaklandığını söyledi. Eşel mobil sisteminin küresel şokun yurt içi akaryakıt fiyatlarına yansımasını yaklaşık 16 puan sınırlayarak dezenflasyona önemli katkı sağladığını ifade etti.

Hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın talep koşullarındaki zayıflama ile desteklendiğini, ancak haberleşme ve ulaştırma kalemlerinin iyileşmeyi kısıtladığını belirten Karahan, kira artışlarının son aylarda belirgin şekilde yavaşladığını ve hizmet grubu ortalamasının altına indiğini açıkladı. Bu gelişmenin, kira enflasyonundaki ataletin zayıfladığına ve mevcut görünümün gerilemenin süreceğine işaret ettiğini, yeni kiralamalardaki fiyat hareketlerinin TÜİK verilerine gecikmeli yansıdığını belirtti. Mart ayındaki jeopolitik belirsizliklere karşı sıkı para politikasını destekleyici tedbirler alındığını ve bu duruşun makroihtiyati araçlar ve likidite yönetimiyle güçlendirildiğini söyledi.

İkinci çeyrekten itibaren Türk lirası mevduat girişlerinin hızlandığını ve TL'nin mevduat içindeki payının yüzde 61'in üzerine çıktığını açıklayan Karahan, para piyasası ve benzeri fonlardan çıkan sermayenin büyük bölümünün mevduata aktığını vurguladı. Bu yönelimin para birimi kompozisyonu açısından TL tercihine uygun olduğunu belirten Karahan, alınan tedbirlerle kredi büyümesinin yılın ikinci yarısında yavaşladığını, şubat sonunda yüzde 35 olan toplam kredi büyümesinin yüzde 25 seviyelerine gerilediğini aktardı.

Brüt rezervlerin savaş etkisiyle 27 Şubat'taki 210 milyar dolardan 26 Haziran'da 149 milyar dolara düşse de 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Karahan, rezervlerdeki 23 milyar dolarlık kısmının altın fiyatlarındaki değişimden kaynaklandığını, swap hariç net rezervlerin ise 40 milyar dolar seviyesinde olduğunu bildirdi. Son verilerin sıkı para politikasının enflasyon görünümünü iyileştirdiğini gösterdiğini, ancak jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu belirten Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğini ve kalıcı fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ile toplumsal refah için temel koşul olduğunu vurguladı.

Karahan: Fonlardan çekilen sermaye ağırlıklı olarak TL mevduatlarına aktarıldı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Sektör Gündem ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir