Ticaret Bakanı Ömer Bolat, New York'taki 19. Türkiye Yatırım Konferansı'nda Türkiye'nin yatırımcılar için sunduğu stratejik avantajları ve yeni iş birliği fırsatlarını masaya yatırdı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen ABD temasları çerçevesinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve Citi'nin iş birliğiyle New York'ta düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı'na iştirak etti. Bolat, program kapsamında Türkiye ekonomisinin sağlamlığını, yatırım ikliminin sunduğu potansiyelleri ve uluslararası yatırımcılar için taşıdığı jeopolitik üstünlükleri öne çıkararak yeni ortaklık ve sermaye girişleri için değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Bolat, Türkiye'nin 86 milyon kişilik canlı iç pazarına ek olarak Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'yı birbirine bağlayan stratejik konumunun, Gümrük Birliği ile genişlemiş tercihli ticaret ağının, yetkin iş gücünün, sağlam üretim altyapısının ve ileri düzey lojistik kapasitesinin yatırımcılar için güvenli bir üs oluşturduğunu vurguladı. Bu unsurların Türkiye'yi yalnızca bir üretim ve ihracat merkezi değil, aynı zamanda küresel ekonomik büyüme için kritik bir bölgesel odak noktası haline getirdiğini belirtti.
Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar nezdindeki itibarının artan doğrudan yatırımlarla somutlaştığına dikkat çeken Bolat, 2002'den Temmuz 2026'ya uzanan süreçte ülkeye gelen toplam doğrudan yabancı yatırımın 294,7 milyar dolar seviyesine ulaştığını aktardı. Ayrıca, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirket sayısının 2025 yılı itibarıyla 88 bin 771'e yükseldiğini kaydeden Bolat, bu rakamların ülkenin çekiciliğini tescillediğini ifade etti.
Türkiye-ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde kaydedilen ilerlemeyi de değerlendiren Bolat, 2025 yılında ikili mal ticaretinin 38,6 milyar dolara çıktığını hatırlattı. Bolat, karşılıklı yatırımlar, üretim ortaklıkları ve inovasyon projeleriyle bu rakamı daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtti.
Enerji, yenilenebilir kaynaklar, dijital ekonomi, yapay zeka, ileri teknoloji, savunma sanayii, havacılık, otomotiv, kimya, ilaç ve biyoteknoloji gibi yüksek katma değerli sektörlerde Türk ve Amerikan firmaları için büyük iş birliği potansiyeli bulunduğunu dile getiren Bolat, Türkiye'nin üretim gücü, stratejik konumu ve yatırımcı dostu politikalarıyla küresel tedarik zincirlerine entegrasyonunu sürdürerek yeni ekonomik dönemin fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğini açıkladı. Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik bağların güçlendirilmesi ve iş dünyası ilişkilerinin derinleştirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü sözlerine ekledi.

















