COVID-19 Soruşturma Komisyonu'nun 6'ncı raporu, yaşlı bakım evlerinde virüsün kontrol altına alınamayarak 'orman yangını' benzeri bir hızla yayılmasının arkasındaki asıl nedenin yetkili makamların yetersiz politikaları olduğunu ortaya koydu.
Komisyon başkanı Heather Hallett tarafından açıklanan ve toplam 10 raporluk çalışma serisinin altıncı halkası, virüsün yaşlı ve yetişkin bakım kurumları üzerindeki etkisini mercek altına aldı. Rapor, bu kurumların salgın sürecinde maruz kaldığı ağır kayıpları ve yönetimden kaynaklanan yapısal boşlukları detaylandırıyor.
Hallett, dönemin Sağlık Bakanı Matt Hancock'un bakım evlerinin güvenlik alanı içinde korunduğu iddiasını kesin bir dille reddetti. Salgının başlangıcında oluşturulduğu öne sürülen 'koruma çemberi'nin fiilen var olmadığı ve bu yapısal eksikliğin gerçeğin ta kendisi olduğunu vurgulayan Hallett, sistemin temelinde büyük bir boşluk bulunduğunu ifade etti.
Hastanelerden taburcu edilen bireylerin bakım evlerine nakledilirken izolasyon protokollerine tabi tutulmaması, komisyon başkanı tarafından 'kritik bir eksiklik' olarak tanımlandı. Hallett, bu ihmalin virüsün hem sakinler hem de çalışanlar arasında bulaşmasını hızlandırdığını belirtti. Yetişkin bakım sektörünün, sağlık sisteminin korunması adına adeta kurban edilen ve sonradan akla gelen bir alan gibi muamele gördüğünü söyleyen Hallett, bu kurumların en kritik dönemde yeterli tedbirlerden mahrum bırakıldığını aktardı. Bu yönetim hataları, virüsün bakımevi ortamında orman yangınına benzer bir şiddetle yayılmasına zemin hazırladı.
Salgın döneminde bakımevlerine yönelik ziyaret yasağına da dikkat çeken Hallett, en acı tablonun ölüm döşeğindeki yakınlarını son kez göremeyen ailelere yaşandığını dile getirdi. Bu yasakların, birçok kişiye taşıması gereken olmayan ağır bir suçluluk duygusu yüklediğini belirten Hallett, bu deneyimin derin psikolojik izler bıraktığını kaydetti.
Komisyon oturumunda söz alan aile temsilcileri de yaşadıkları travmayı paylaştı. Babasını kaybeden Jean Adamson, yaşlıların ve kronik hastaların toplumun en savunmasız unsurları olduğunu hatırlatarak, bu insanların uzun bir ömür hak etmesine rağmen devlet politikaları tarafından göz ardı edildiğini, yalnızlaştırıldıklarını ve fiilen ölüme mahkum edildiklerini söyledi.
İstatistikler, bu sürecin boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Mart 2020 ile Temmuz 2022 tarihleri arasında Birleşik Krallık'taki bakım evlerinde 43 bini aşkın kişi yeni tip korona virüs kaynaklı komplikasyonlar sonucu yaşamını yitirmiştir.

















