Adalet Bakanı Akın Gürlek, uzlaştırma sürecinin etkinliğine dikkat çekerek, 2017'den itibaren 2 milyondan fazla davada mağdur ile şüphelinin anlaştığını ve alternatif çözüm yollarının yargı yükünü önemli ölçüde azalttığını açıkladı.
Ankara'da bir otelde gerçekleştirilen 'Uzlaştırma Ödül Töreni ve Alternatif Çözümlerde 10. Yıl Sempozyumu'na Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, avukatlar ve uzlaştırmacılar iştirak etti. Programda, hukuk sisteminde uyuşmazlıkların adil ve hızlı biçimde çözülmesinin önemi vurgulandı.
Açılış konuşmasında Gürlek, yargılama süreçlerinin tarafları memnun edecek, hızlı, basit ve düşük maliyetli yöntemlerle sonuçlandırılmasının hem maddi hem usul hukukunun temel hedefi olduğunu ifade etti. Adalet Bakanlığının, hukukun hızlı ve etkin işleyişi için kesintisiz çalıştığını belirten Gürlek, bu doğrultuda alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına büyük önem atfettiklerini dile getirdi.
2005'ten bu yana devam eden reformların, ceza mevzuatını insan odaklı bir anlayışla yenilediğini hatırlatan Bakan Gürlek, ceza adalet sisteminin hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunu vurguladı. Sistemin başarısının sadece suçların soruşturulması ve cezalandırılmasıyla ölçülemeyeceğini belirten Gürlek; mağdurun korunması, adalete erişimin kolaylaştırılması, uyuşmazlıkların makul sürelerde sona erdirilmesi ve toplumsal güvenin pekiştirilmesinin de başarının vazgeçilmez parçaları olduğunu kaydetti.
Her uyuşmazlığın aynı yargılama sürecinden geçmesinin her zaman en verimli çözüm olmadığını savunan Gürlek, ceza adalet sisteminde uzlaştırma, seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulü gibi farklı hukuki mekanizmaların bulunduğunu aktardı. Bu kurumların ortak amacının, ceza adaletinin daha etkili işlemesini ve yargısal kaynakların verimli kullanılmasını sağlamak olduğunu belirten Gürlek, "Alternatif çözüm yolları adaletten vazgeçmek değil, adaleti uyuşmazlığın niteliğine uygun, en hızlı ve çabuk yöntemlerle gerçekleştirmektir" dedi.
Alternatif çözüm yollarının en kritik boyutlarından birinin 'onarıcı adalet' anlayışı olduğuna dikkat çeken Gürlek, ceza adaletinin yalnızca suç ve ceza ekseninde değerlendirilmesinin, uyuşmazlığın insani ve toplumsal yönünü eksik bıraktığını belirtti. Mağdurun zararının giderilmesi ve süreçte söz sahibi olabilmesinin adaletin önemli unsurları olduğunu vurgulayan Gürlek, onarıcı adaletin failin sorumluluk üstlenmesini amaçladığını ancak mağduru uzlaşmaya zorlamadığını, sürecin gönüllülük ve hukuki güvenceler temelinde ilerlediğini ifade etti.
Alternatif çözüm yollarının 'cezasızlık algısı'na yol açıp açmadığının da üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu belirten Gürlek, alternatif çözümlerin cezasızlık kavramından farklı olduğunu ve kanunun suç saydığı fiilleri önemsizleştirmediklerini söyledi. Bu yolların uygulanma koşullarının ve hukuki sonuçlarının kanunla belirlendiğini hatırlatan Gürlek, "Bu mekanizmalar, sorumluluktan kaçış değil, kanunun izin verdiği çerçevede sorumluluğun farklı bir hukuki araçla ele alınmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Temel amaçlarının cezasızlık algısını önlerken alternatif mekanizmalardan etkin biçimde faydalanmak olduğunu kaydeden Gürlek, ceza hukukunda caydırıcılığın yalnızca cezanın ağırlığına değil, kesinliğine ve çabukluğuna bağlı olduğunu belirtti. Adalete duyulan güvenin, hukukun doğru, ölçülü ve öngörülebilir uygulanmasıyla güçleneceğini vurguladı.
Alternatif çözüm mekanizmalarının, uygun dosyaların kısa sürede sonuçlanmasını ve yargı iş yükünün dengelenmesini hedeflediğini aktaran Gürlek, bu sayede mahkemelerin daha ağır ve karmaşık suçlara odaklanabildiğini, vatandaşların ise duruşma yükümlülüklerinden kurtulduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın sadece dosya sayısını azaltmakla kalmayıp, yargısal kaynakların doğru kullanımı ve hizmet kalitesinin artmasını da sağladığını belirten Gürlek, uzlaştırmanın toplumun kültür ve geleneğinde yer alan onarıcı adalet anlayışının bir yansıması olduğunu söyledi.
Uzlaştırmanın 2005'te sisteme girdiğini ve 2016'daki değişikliklerle ivme kazandığını hatırlatan Gürlek, sicilde kayıtlı 30 bini aşkın uzlaştırmacının görev yaptığını bildirdi. 2017'den itibaren 2 milyondan fazla dosyada uzlaşma sağlandığını açıklayan Gürlek, seri muhakeme ve diğer alternatif yöntemlerle de çok sayıda dosyanın sonuçlandığını, 2025 yılında bu yöntemlerin etkisiyle asliye ceza ve çocuk mahkemelerinde ilk kez açılan davaların yüzde 33 oranında azaldığını duyurdu.
Ana hedeflerinin yargı iş yükünü yönetilebilir hale getirip hizmet kalitesini yükseltmek olduğunu belirten Gürlek, uygulamaların geliştirilmesi ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde 'Adaletin Yüzyılı'nı inşa ettiklerini ifade eden Gürlek, vatandaşlara en iyi hizmeti sunmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından, 2025'te uzlaştırma konusunda en başarılı performansı gösteren 33 Cumhuriyet başsavcılığı temsilcisine ve 10 uzlaştırmacıya plaket ve ödüller takdim edildi.

















