İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Gazze’ye yardım götüren Sumud Filosu’na yönelik saldırıda 35 kişi yargılanıyor

Gazze’ye yardım götüren Sumud Filosu’na yönelik saldırıda 35 kişi yargılanıyor

İsrail unsurlarınca Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na yapılan müdahale kapsamında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da olduğu 35 sanık için İstanbul'da dava süreci başlatıldı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail unsurlarınca Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na yapılan müdahale kapsamında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da olduğu 35 sanık için İstanbul'da dava süreci başlatıldı.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, olaydan etkilenen bazı mağdurlar, İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Rıza Saka, çok sayıda avukat ve izleyiciler katıldı. Duruşmada söz alan müştekiler, yaşadıkları acı deneyimleri anlatarak sanıklardan şikayetçi oldu ve davaya katılma talebinde bulundu.

Müştekilerden İkbal Gürpınar, İsrail askerlerinin teknelerindeki eşyaları çaldığını, kadınların başörtülerini çöpe attığını, ardından çıplak aramaya maruz bırakıldıklarını ve hapishaneye atıldıklarını belirtti. Gürpınar, bu süreçte tecavüze uğrayan kadınların olduğunu da ifade etti. Diğer müşteki Muhammed Fatih Sinan ise davada yer almaktan onur duyduğunu söyleyerek, askerlerin geminin küçük olduğunu ve malzemenin yetersiz olduğunu iddia ettiğini aktardı. Sinan, askerlerin bebek maması olup olmadığını sorarak, 'Çocuklar büyüyüp terörist olmasınlar' şeklinde tehditkar ve aşağılayıcı ifadeler kullandığını, Aşdod Limanı'nda ise pasaportlarını göstererek kendilerini alay ettiğini dile getirdi.

Gazeteci Ersin Çelik, İsrail askerleri tarafından kaçırılıp Aşdod Limanı'na götürüldüklerini ve burada hem fiziksel hem de psikolojik şiddete maruz kaldıklarını anlattı. Gazeteci kimliği nedeniyle hedef alındığını belirten Çelik, gözlerinin bağlanıp saatlerce dolaştırıldığını ve tutuklu olduğu süre boyunca Türk yetkililerle görüşmesine izin verilmediğini söyledi. Çelik, İsrailli askerlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan sözler sarfettiğini ve olayın ardından Sumud Filosu katılımcılarına yönelik itibar suikastı başlatıldığını, bunun İsrail bağlantılı olduğunu düşündüğünü belirtti.

Müşteki Kasım Aktağ, yolculuk sırasında gemilerine tam teçhizatlı askerlerin indirildiğini ve Aşdod Limanı'nda sözde sözlü ve fiziksel şiddete uğradıklarını aktardı. Aktağ, Türk vatandaşlarına yönelik aşağılayıcı ifadelerin kullanıldığını ve cezaevindeyken Gazze'nin bombalandığını duyduklarını belirterek, bu durumun bilinçli bir provokasyon olduğunu savundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, Gazze'deki silahlı çatışma ortamı ve temel ihtiyaçlara erişimin engellenmesi nedeniyle uluslararası kamuoyunda sivil girişimlerin arttığı vurgulanıyor. Sumud Filosu'nun, İsrail'in sivillere yönelik soykırım ve insanlığa karşı suçları olarak değerlendirilen eylemlerine dikkat çekmek ve insani dayanışmayı somutlaştırmak amacıyla yola çıktığı kaydediliyor. İddianamede, İsrail'in bölgedeki eylemlerinin güvenlik operasyonu kapsamında kalmadığı, uluslararası ceza hukuku açısından soykırım ve insanlığa karşı suç teşkil ettiği öne sürülüyor.

Soruşturmaya konu olayda, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu sivil filonun Doğu Akdeniz'de seyir halindeyken İsrail güvenlik güçlerince durdurulduğu ve gemidekilerin rızaları olmadan fiili hakimiyet altına alındığı hatırlatılıyor. Bir kısmının zorla gemiden indirilip İsrail'e götürüldüğü, ardından Türkiye'ye sınır dışı edilerek hava yoluyla geri gönderildikleri belirtiliyor. İddianamede, bu müdahalenin uluslararası sularda sivil gemilere yönelik gerçekleştirilmesi, kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakılması ve başka ülkeye zorla nakledilmesinin, anayasal temel haklar ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurduğu vurgulanıyor.

İddianamede, devletin vatandaşlarının haklarına yönelik hukuka aykırı müdahalelere karşı etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunduğu ve cezasızlıkla mücadele ilkesi gereği failin sıfatına bakılmaksızın soruşturmanın zorunlu olduğu ifade ediliyor. Toplanan deliller, mağdur anlatımları ve görüntüler ışığında, operasyonu yöneten şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği, sivil gemilere silahlı ve organize bir şekilde müdahalede bulunarak mağdurları özgürlüklerinden yoksun bıraktığı ve sistematik kötü muamelede bulunduğu öne sürülüyor.

İddianamede, 35 şüpheli hakkında 'insanlığa karşı suçlar', 'soykırım', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'eziyet', 'mala zarar verme', 'nitelikli yağma' ve 'ulaşım araçlarının alıkonulması' suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ile 1102 yıl 9 aydan 4 bin 596 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İddianamede şüpheli olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Israel Katz, eski Savunma Bakanı Yoav Gallant, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama ve Mossad'ın eski direktörü Yossi Cohen gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 35 kişi yer alıyor.

Gazze’ye yardım götüren Sumud Filosu’na yönelik saldırıda 35 kişi yargılanıyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Sektör Gündem ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir