Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, İsrail operasyonları sonucu araç parkurunun yüzde 90'ının yok olduğunu ve 16 merkezden 14'ünün yıkıldığını açıkladı. Basal, mevcut kısıtlı kaynaklarla enkaz altındaki yaklaşık 8 bin kişinin naaşlarının çıkarılmasının 8 yıl süreceğini, ancak yeterli iş makinesi sağlanması halinde bu sürenin 1-2 yıla düşebileceğini belirtti.
İsrail'in üç yıldır devam eden saldırıları sonucunda Gazze'de 74 bin 245 Filistinli can verdi, 175 binden fazla kişi ise yaralandı. Yaklaşık 2,2 milyonluk nüfusa sahip bölgede bu rakamlar, yerleşik halkın yüzde 12'sinin öldüğü veya yaralandığına işaret ediyor. Ağır tahribata rağmen, enkaz altında kalan 8 binden fazla kişinin naaşı hâlâ çıkarılamamış durumda.
Bu sürecin en büyük engeli, İsrail'in ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'ye ağır iş makinelerinin girişini engellemesi olarak öne çıkıyor. Sivil Savunma Teşkilatı Sözcüsü Mahmud Basal, AA muhabirine verdiği demeçte, uzun süren abluka ve mevcut saldırılar nedeniyle teşkilatın ciddi bir kriz yaşadığını vurguladı. Basal, savaşın ilk günlerinden itibaren sistemin çöktüğünü ve ekiplerin üç yıllık süreçte yaklaşık 1 milyon kez göreve çıktığını aktardı.
Sözcü, saha ekiplerinin ve merkezlerin doğrudan hedef alındığını belirterek, Gazze'deki 16 Sivil Savunma merkezinden 14'ünün tamamen yıkıldığını, birinin hasar gördüğünü ve yalnızca birinin ayakta kaldığını açıkladı. Operasyonlarda 148 personelin şehit düştüğünü, 300'den fazla kişinin yaralandığını ve varlıkların yaklaşık yüzde 90'ının yok edildiğini kaydeden Basal, 'Şu an sıfırdan çalışıyoruz. Elinizde hiçbir kaynak yokken onlarca yıllık iş yükünü tek başınıza taşıyorsunuz' ifadelerini kullandı.
Günlük yüzlerce acil çağrıya karşılık verdiklerini belirten Basal, ekiplerin yoğun bombardıman altında bölünmek zorunda kaldığını anlattı. Ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen bir yıllık sürede uluslararası toplumdan beklenen ekipman desteğinin hâlâ ulaşılmadığını dile getiren Sözcü, yangın söndürme ve ilk yardım gibi temel görevlere ek olarak cenaze çıkarma çalışmalarının da eklenmesinin kapasiteyi daha da zorladığını söyledi.
Mevcut imkânsızlıklar nedeniyle müdahale hızının düştüğünü ve ekiplerin bazen yaya olarak görev yerine gittiğini açıklayan Basal, enkaz altında kalanları kurtarmadan ayrılmak zorunda kaldıkları anların en ağır psikolojik baskıları oluşturduğunu ifade etti. Arama-kurtarma sırasında bazı kurbanların bombardıman anında ölmediğine dair kanıtlara rastlandığını belirten Basal, zamanında müdahale edilememesi nedeniyle bu kişilerin açlık, susuzluk veya boğulma sonucu hayatını kaybettiğini düşündüklerini aktardı.
Ateşkes döneminde enkaz altında yaklaşık 14 bin kişinin bulunduğu tahmin ediliyor. Bazı ailelerin ekipleri beklemeden kendi imkânlarıyla kazı çalışması yaptığına dikkati çeken Basal, Sivil Savunma'nın son bir yılda 1000 cenaze çıkardığını, geri kalan 8 bin kişi için aynı hızla çalışılmasının 8 yıl süreceğini hesapladı. Ancak 10 iş makinesi, 10 kepçe ve 30 nakliye aracı gibi kritik ekipmanların sağlanması halinde bu sürenin 1 ila 2 yıla inebileceğini vurguladı.
Enkaz altındaki sayının sahadaki yeni bulgularla değişebildiğini belirten Basal, kimi ailelerin tüm fertlerini kaybettiği için enkazdaki kişisel sayısını kimseye bildiremeyecek durumda olduğuna işaret etti. Öte yandan, İsrail ordusunun erişimi kısıtladığı 'sarı bölgeler'deki işlerin de büyük bir sorun teşkil ettiğini söyledi. Gazze'nin kuzeyi, Şucaiyye, Tuffah, doğu bölgeleri ile Refah ve Han Yunus'un bazı kesimlerinde bulunan bu alanlarda 4 binden fazla kişinin enkaz altında kalabileceğini tahmin eden Basal, bu bölgelere ancak BM koordinasyonuyla girilebileceğini ve İsrail'in arazi yapısını değiştirmesinin çalışmaları zorlaştırdığını aktardı.
Uluslararası topluma Gazze halkının acılarının hafifletilmesi ve temel hizmetlerin ayağa kaldırılması için çağrıda bulunan Basal, 'Gerçek bir felaketle karşı karşıyayız. Gazze'deki sivillere dünyanın herhangi bir yerindeki insanlar gibi muamele edilmeli' diyerek sözlerini tamamladı.

















