Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizmde temel amaçlarının ziyaretçilerin konaklama süresini uzatmak, ürün çeşitliliğini genişletmek ve ekonomik kazancın tüm illere yayılmasını sağlamak olduğunu belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ'da gerçekleştirilen 'Bölgesel Turizm Çalıştayı'nda yaptığı açıklamada, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya'nın turizm potansiyelini birlikte ele alacakları bu etkinliğin bölge ve ülke turizmine faydalı neticeler doğurmasını diledi. Ersoy, Türkiye'yi dünya turizm sahnesinde hak ettiği yere getirmek için yoğun çaba sarf ettiklerini vurgulayarak, öncelikli hedeflerinin turizmi tüm illere ve yıl boyuna yaymak olduğunu ifade etti. Ayrıca ziyaretçilerin ülkede daha uzun süre kalmasını teşvik etmenin ve turizmin yarattığı ekonomik değerin şehirler arasında daha adil dağılmasını sağlamanın stratejik hedefleri arasında yer aldığına dikkat çekti.
Modern turizm anlayışında tek bir noktanın tanıtılmasının yetersiz kaldığını belirten Ersoy, günümüz gezginlerinin bir deneyim yaşamak istediğini söyledi. Ziyaretçilerin tarih, mutfak, doğa ve kültürü tek bir rota içinde keşfetmek istediğini aktaran Bakan, bunun için sunulanın sadece mekanlar değil, yaşanacak hikayeler ve takip edilecek rotalar olması gerektiğini vurguladı. Beş ilin birbirini tamamlayan güçlü bir turizm coğrafyası oluşturduğunu dile getiren Ersoy, Adıyaman'daki Nemrut Dağı ve Perre Antik Kenti, Malatya'daki Arslantepe Höyüğü ve gastronomi zenginliği, Elazığ'daki Harput ve Hazar Gölü, Tunceli'deki Munzur Vadisi ve Bingöl'deki Yüzen Adalar gibi değerlerin dünya ölçeğinde önemli bir potansiyel taşıdığını aktardı.
Bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirine bağlanmasıyla bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini ve katma değerin artırılacağını belirten Ersoy, beş ilde 11 bin 222 yataklı 130 konaklama tesisi bulunduğunu hatırlattı. Sektörde başarı için yalnızca konaklama yatırımlarının yetmediğini; ulaşım, gastronomi, çevre düzenlemesi, nitelikli insan kaynağı ve destinasyon yönetiminin bütüncül olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Bu sürecin merkezi yönetimle sınırlı kalmayıp valiliklerden belediyelere, üniversitelerden sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm paydaşların dahil olması gerektiğini vurguladı.
İl Tanıtım ve Geliştirme Programı kapsamında TGA koordinasyonunda kamu, özel sektör ve akademi temsilcilerini bir araya getirdiklerini belirten Ersoy, Türkiye'nin 200'den fazla ülkede yürüttüğü yoğun tanıtım faaliyetleri sayesinde 2026'nın ilk yarısında 25,8 milyon ziyaretçi ağırladığını ve 25,7 milyar dolar gelir elde ettiğini açıkladı. Türkiye'nin sadece deniz ve kumdan ibaret olmadığını; tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleriyle dünya genelinde benzersiz bir konumda olduğunu savunan Ersoy, Anadolu'nun keşfedilmemiş değerlerini de uluslararası platformlarda tanıttıklarını belirterek, beş ili Türkiye'nin turizm haritasında güçlü bir konuma taşımak için dijital ve geleneksel medya kanallarında çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.
Uluslararası medya iş birlikleri ve mini dizi stratejisiyle 9 milyar gösterim hedefine ulaşıldığını aktaran Ersoy, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerini konu alan yapımların tanıtım gücüne katkı sağladığını kaydetti. Şehirlerin birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olarak konumlandırıldığını vurgulayan Bakan, bu vizyonun hayata geçirilmesiyle turizmin ekonomik bir değer, istihdam kaynağı ve kültürel mirasın korunması aracı haline geleceğini belirtti. Ersoy, çalıştaya katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ederek, bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına olan inancını dile getirdi.

















