İsrail, 7 Ekim 2023'ten itibaren Filistin halkına yönelik zulmünü sistematik bir soykırım düzeyine taşıdı. Bu süreçte Gazze'de 74 binden fazla sivil hayatını kaybederken, bölgedeki nüfusun büyük bölümü en az bir kez yerinden edilmek zorunda kaldı.
İsrail ordusu, 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze Şeridi'ne yönelik hava bombardımanı ve kara operasyonlarını yoğunlaştırdı. Üç yıllık bu süre zarfında bölgeye atılan bomba miktarının 223 bin tona ulaştığı ve bu rakamın Hiroşima'ya atılan atom bombasının etkisinin 16 katına denk geldiği raporlara yansıdı. Yaklaşık iki milyon kişinin yaşadığı Gazze'de, saldırılar nedeniyle çok sayıda bina ve altyapı tamamen yıkıldı.
Süreç boyunca üç ayrı ateşkes dönemine tanık olundu. İlk ateşkes 24 Kasım 2023'te yürürlüğe girerek 1 Aralık 2023'e kadar sürdü; bu kısa arada 81 İsrailli rehine ile 240 Filistinli esir karşılıklı olarak serbest bırakıldı. Ancak uzatılması beklenen bu duraklama, İsrail'in saldırılarını yeniden başlatmasıyla sona erdi. İkinci ateşkesin ilan edilmesi bir yılı aşkın bir süreye yayıldı ve 19 Ocak 2025'te devreye girerek yaklaşık iki ay devam etti. Bu dönemde 33 İsrailli rehine ve 1900 Filistinli serbest kalırken, İsrail ikinci aşamanın uygulanmasını engellemek suretiyle saldırılarını sürdürdü.
İsrail, yalnızca askeri güçle değil, açlık politikalarını da bir silah olarak kullanarak Filistinlileri hedef aldı. 2 Mart 2025'te Gazze'ye giriş noktalarını yaklaşık 11 hafta boyunca tamamen kapatan İsrail, bölgede kıtlığa yol açtı. Yetersiz beslenme kaynaklı ölümlerde 164'ü çocuk olmak üzere 460 kişi hayatını kaybetti. Uluslararası tepkiler üzerine kurulan yardım dağıtım noktaları ise güvenlikli alanlar yerine ölüm tuzaklarına dönüştürüldü; bu noktalarda 2 bin 600'den fazla Filistinli öldürülürken 19 bin kişi yaralandı.
Trump'ın ortaya koyduğu 20 maddelik plan çerçevesinde üçüncü ateşkes 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girdi. Ateşkesin sonraki aşamaları için kapsamlı bir yol haritası belirlenirken, Hamas elindeki tüm İsrailli rehineleri teslim etti. Kuzeyden zorla yerinden edilen Filistinliler, ateşkes süreciyle birlikte evlerine dönmeye başladı ancak geri döndüklerinde karşılarında yalnızca yıkıntı ve enkazla karşılaştılar. Ateşkese rağmen saldırılarını sürdüren İsrail, bu süreçte 1145 Filistinliyi daha katletti ve ikinci aşamanın uygulanması hâlâ bekleniyor.
Soykırımın bilançosu, 74 bini aşan can kaybıyla tarihin en büyük insanlık dramlarından biri olarak kayıtlara geçiyor. 2 bin 700'den fazla aile nüfus kayıtlarından tamamen silinirken, 175 binden fazla kişi yaralandı ve binlerce kişi hala enkaz altında. Kaybedilenlerin 21 bin 500'ü bebek ve çocuklardan oluşuyor; ayrıca 58 bin 800 çocuk, anne veya babasının en az birini kaybederek yetim kaldı.

















