Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Christian Lindmeier, İsrail'in saldırıları ve ablukası altındaki Gazze'de artık tam kapasiteli bir hastane bulunmadığını belirtti. Lindmeier, bölgedeki sağlık altyapısının çökmesiyle nitelikli personel ve aşı oranları yüksek olan bir sistemden, iflas etmiş bir yapıya geçildiğini ifade etti.
Christian Lindmeier, Ekim 2023'ten bu yana süren saldırılar ve abluka altında Gazze'deki sağlık durumunun kritik boyutlara ulaştığına dair soruları yanıtladı. Geçmişte, ileri düzey tıbbi müdahalelerin büyük ölçüde yerinde yapılabilmesine ve uzmanlık alanlarının geniş olmasına rağmen, bugün bu sistemin büyük ölçüde çöktüğünü vurguladı.
Lindmeier, "Eskiden nitelikli sağlık personeli bol, aşı oranları 'ın üzerindeydi. Ancak bugün Gazze'de fiilen çökmüş bir sağlık sistemiyle karşı karşıyayız. Yaklaşık 2,1 milyon insan yardıma muhtaç durumda. 36 hastaneden yalnızca 19'u sınırlı kapasiteyle çalışıyor, geri kalanı ise tamamen hizmet dışı. Dolayısıyla şu an bölgede tam işlevsel tek bir hastane dahi yok" şeklinde konuştu.
Yardım bekleyen 2,1 milyon kişi için mevcut yatak kapasitesinin 3 bin civarında olduğunu belirten Lindmeier, kullanılabilir yoğun bakım yatağının yaklaşık 100, doğum servisi kapasitesinin ise 120 yatak olduğunu aktardı. Bir zamanlar iyi işleyen bir sistemin mevcut olmadığını üzülerek dile getiren sözcü, hastalara, çocuklara ve ebeveynlere gerekli sağlık hizmetlerinin ulaştırılamadığını söyledi.
Sağlık malzemesi girişindeki engellere değinen Lindmeier, altyapının tahrip olması, onay süreçlerindeki tıkanıklıklar ve lojistik zorlukların başlıca sorunlar olduğunu belirtti. Sevkiyatların İsrail tarafından onaylanmasının ortalama 74 gün sürdüğünü, reddedilmesi halinde sürecin baştan başladığını ifade etti. Küçük ilaç paketlerinin onay süreci daha kısa ve olumlu sonuçlanma ihtimali yüksekken, büyük tıbbi cihazlar ve laboratuvar ekipmanlarının girişinin neredeyse hiç onaylanmadığını veya sürecin çok uzadığını vurguladı.
Laboratuvar ve görüntüleme cihazlarının yokluğunun hastalık tespiti ve tedavi sürecini engellediğini kaydeden Lindmeier, basit müdahalelerle çözülebilecek durumlarda bile hastaların hayatını kaybedebildiğini belirtti. Gazze'ye giren kamyon sayısına odaklanmak yerine, bu yardımların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığının takip edilmesi gerektiğini, gecikmelerin yüzlerce kişinin gereksiz yere ölümüne yol açtığını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yardımların giriş yaptıktan sonra bile yıkık yollar, kontrol noktaları ve devam eden saldırılar nedeniyle hedefine ulaşamadığını belirten Lindmeier, yakıt krizinin sağlık sistemini derinden etkilediğini anlattı. Ambulansların çalışması ve hastanelerin elektrik ihtiyacının karşılanması için jeneratörlerin kullanıldığını, ancak yakıt bulunmaması durumunda ameliyathanelerin, doğumhanelerin ve aydınlatmanın çalıştırılamayacağını, temiz suya erişimin de engelleneceğini dile getirdi.
Tıbbi tahliyelerin de önemli bir darboğaz olduğunu aktaran Lindmeier, Ekim 2023'ten bu yana yaklaşık 14 bin hastanın tahliye edildiğini, buna katkıda bulunan herkese teşekkür etti. Ancak binlerce kişinin hâlâ tahliye beklediğini ve kritik durumdaki bazı hastaların sevk edilemediğini belirtti. Lindmeier, barış sağlansa bile Gazze'deki sağlık altyapısının onarılmasının ve normale dönmesinin yıllar alacağını sözlerine ekledi.

















