Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya'da düzenlenecek COP31 organizasyonunun alanının, COPArt projesiyle eş zamanlı olarak hem açık hem de kapalı mekanlarda kapsamlı bir sanat galerisi işlevi göreceğini duyurdu.
Bakanlık kaynaklarından gelen bilgilere göre, iklim diplomasisinin küresel düzeydeki en kritik buluşmalarından biri olan COP31'in gerçekleştirileceği 1 milyon 100 bin metrekarelik devasa alan, sergi ve sanat etkinlikleri için de aktif şekilde değerlendirilecek. Bu kapsamda, iklim bilincini artırmak ve harekete geçmeye yönelik çağrıda bulunmak amacıyla 'COPArt: Hala Mümkün/Still Possible' teması etrafında binlerce sanat eseri sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Nagihan Özel'in direktörlük ve küratörlüğünde yürütülecek olan bu sanatsal süreç, Taraflar Konferansı ile paralel olarak 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Etkinlikler, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden gelen ziyaretçileri Antalya'da bir araya getirerek iklim değişikliğiyle mücadelede sanatın rolünü vurgulayacak. Vatandaşlar 'Yeşil Bölge'de yer alan etkinliklere ücretsiz olarak iştirak edebilirken, 'Mavi Bölge'deki programlar yalnızca Birleşmiş Milletler akreditasyonuna sahip ülke ve devlet temsilcilerine hitap edecek.
6 bin 600 metrekarelik kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi düzenlenecek. Yerli sanatçılara ayrılan bölümde 'Altı Usta Altı İz' başlıklı sergi öne çıkıyor; bu sergide Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz, Haluk Akakçe, Ömer Uluç, Burhan Doğançay ve Fahrelnissa Zeid'in yapıtları yer alacak. Ayrıca, İbrahim Çallı, Nazmi Ziya Güran, Hoca Ali Rıza, Osman Hamdi Bey ve Şeker Ahmet Paşa gibi tarihsel isimlerden günümüz çağdaş sanatçılarına uzanan seçki, ilk kez geniş kitlelerle buluşma fırsatı yakalayacak.
Uluslararası boyutta ise Anselm Kiefer, Pneuhaus, Clarissa Tossin, Anthony James, Gabriel Rico Jimenez, Pascale Marthine Tayou, Alejandro Duran, Luke Jerram, Joel Andrianomearisoa, Koen Vanmechelen, Cecilia Vicuna, Heinz Mack ve Anselm Kiefer gibi isimlerin çalışmalarıyla insan-doğa ilişkisi çok boyutlu olarak işlenecek. Zaria Forman'ın eriyen buzulları, Xavier Cortada'nın iklim farkındalığı, Erica Daborn'un ekolojik kırılmaları, Todd Gray'in çevresel adalet hikayeleri ve Eva Jospin'in mukavva ormanları, meselenin görsel boyutunu güçlendirecek. NILS-UDO'nun doğada yarattığı geçici çalışmalardan derlenen fotoğraflar ise doğanın kendi ritmini ve yaşamın sürekliliğini ön plana çıkaracak.
Bakanlık, COPArt ile gelecekteki COP organizasyonlarına ilham verecek kalıcı bir kültürel miras inşa etmeyi hedefliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, sanatın uzakta algılanan kayıpları yakınlaştırma ve görünmeyen bağları fark ettirme gücüne sahip olduğunu ifade etti. Özel, 'Hala Mümkün' sloganının gelecekteki payımızı hatırlatan bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, 'Bir ormanın canlı kalması, bir türün varlığını sürdürmesi ve sanat eserlerinin yeni kuşaklara aktarılması, bugünkü özenimizle doğrudan bağlantılıdır. COPArt'ta Türkiye'nin usta sanatçıları ile dünya coğrafyasından isimleri bu ortak sorumluluk ekseninde buluşturuyoruz. Her eserin kendi dili ve tarihi korunarak ortak yaşam üzerine yeni sorgulamalar yapılmasını önemsiyoruz' dedi.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, doğanın hikayesini sanatın gücüyle dünyaya aktaracaklarını vurguladı. Kurum, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: 'Türkiye'nin en büyük açık hava sanat sahnesine ev sahipliği yapacak COP31'de, 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi alanımızda binin üzerinde eser, 50'den fazla açık hava enstalasyonu, çeşitli sergiler ve söyleşilerle dünyaya ses çıkacağız. Dünyamız için hala mümkün.'

















