Çeşme’de yapılması planlanan Castello Fontana Deneyimsel Turizm ve Yaşam Merkezi projesi, yatırımcı şirketin “halktan destek görüyoruz” açıklamalarına rağmen yoğun tepkilerle karşı karşıya kaldı. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde gerçekleştirilen Halkın Katılımı Toplantısı protestolar nedeniyle iptal edilirken, çevre örgütleri ve bölge sakinleri projeye ilişkin hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.
İzmir’in Çeşme ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan Castello Fontana Deneyimsel Turizm ve Yaşam Merkezi projesi, kamuoyunda tartışmaları beraberinde getirdi. Proje sahibi Arıkan Proje Geliştirme A.Ş., yatırımın bölge turizmine, ekonomisine ve istihdama katkı sağlayacağını, halkın da projeye olumlu yaklaştığını savunurken; çevre örgütleri, kent savunucuları ve çok sayıda Çeşmeli ise bu görüşe katılmıyor.
ÇED Halkın Katılımı Toplantısı Yapılamadı
28 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan ÇED Halkın Katılımı Toplantısı, yoğun katılım gösteren vatandaşların protestoları nedeniyle yapılamadı. Toplantıya katılan Çeşme sakinleri ile Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) üyeleri, projeye ilişkin bilgilendirme sunumunun yapılmasına izin vermeyerek tepkilerini sloganlarla dile getirdi.
Toplantıda görevli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri ise sağlıklı bir bilgilendirme ortamının oluşmadığını belirterek toplantının gerçekleştirilemediğini resmi tutanakla kayıt altına aldı.
Toplantı Yerine Tepki
Çevre örgütleri, toplantının proje alanına uzak bir noktada, Pırlanta Plajı mevkiindeki bir işletmede düzenlenmesini de eleştirdi. ÇEŞÇEP ve bölgedeki bazı sivil toplum kuruluşları, toplantı yerinin halkın katılımını zorlaştıracak şekilde seçildiğini öne sürerken, bu durumun tepkileri daha da artırdığını savundu.
Şirket Destek Olduğunu Savunuyor
Proje sahibi Arıkan Proje Geliştirme A.Ş. ise daha önce yaptığı açıklamalarda, Castello Fontana’nın sanat, kültür, sağlık, gastronomi ve tarım odaklı bir yaşam merkezi olarak planlandığını belirterek, yatırımın Çeşme’nin turizm çeşitliliğini artıracağını ifade etmişti.
Şirket, Halkın Katılımı Toplantısı öncesinde yaptığı değerlendirmelerde projenin bölge ekonomisine katkı sağlayacağını ve yerel halktan olumlu geri dönüşler aldıklarını açıklamıştı.
Çevrecilerin İtirazları Dört Başlıkta Toplandı
ÇEŞÇEP tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerine sunulan altı sayfalık itiraz dilekçesinde ise projeye yönelik birçok teknik ve hukuki itiraz yer aldı.
Dernek, projenin ilk etapta ÇED kapsamı dışında kalacak ölçekte planlandığını, daha sonra kapasitesinin önemli ölçüde artırıldığını ileri sürdü. Dilekçede ayrıca projenin turizm yatırımı görünümü altında büyük ölçekli bir konut veya rezidans geliştirme projesine dönüştüğü iddia edildi.
ÇEŞÇEP, ÇED süreci tamamlanmadan proje için ön satış faaliyetlerinin yürütüldüğünü de öne sürerek bunun mevzuata aykırı olduğunu savundu.
Kanalizasyon ve Yeraltı Suları Endişesi
Çevre örgütünün en önemli itirazlarından biri de altyapıya ilişkin oldu.
Dilekçede, proje alanında kanalizasyon altyapısının bulunmadığı belirtilirken, resmi dosyada öngörülen atık su çözümünün sızdırma foseptik sistemi olduğu ifade edildi. Dernek, bu sistemin binlerce kişinin yaşayacağı bir yerleşim için yeterli olmayacağını, yeraltı su kaynakları ile deniz ekosisteminin risk altına gireceğini ileri sürdü.
Doğal SİT Alanı Tartışması
ÇEŞÇEP ayrıca projenin Çakabey Mahallesi 507 ada 173 parselde bulunan 3’üncü derece doğal SİT alanı içerisinde yer aldığını belirterek, yoğun yapılaşmanın bölgenin doğal dokusu üzerinde geri dönülmesi güç etkiler oluşturacağını savundu.
Süreç Ankara’da Değerlendirilecek
ÇED toplantısının gerçekleştirilememesi süreci hukuken sona erdirmiyor. Toplantıya ilişkin resmi tutanak ile vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının itirazları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ilgili birimleri tarafından değerlendirilecek.
Bakanlığın proje dosyasında revizyon talep etmesi, ek bilgi istemesi veya mevcut süreç üzerinden değerlendirmeye devam etmesi seçenekler arasında bulunuyor.
ÇED Kararı Sonrası Yargı Süreci Gündeme Gelebilir
Bakanlığın proje hakkında “ÇED Olumlu” kararı vermesi halinde çevre örgütleri ve bölge sakinlerinin İzmir İdare Mahkemesi’nde iptal davası açması bekleniyor.
ÇEŞÇEP Başkanı Dr. Ahmet Güler, mevcut proje şeklinin kabul edilemez olduğunu belirterek, amaçlarının yatırımın tamamen engellenmesi değil, bölgenin altyapısına ve doğal yapısına zarar vermeyecek, şeffaf ve gerçek anlamda turizm odaklı bir projenin hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti.
Castello Fontana projesiyle ilgili tartışmaların önümüzdeki dönemde Bakanlığın ÇED sürecinde vereceği karar ve olası yargı süreciyle birlikte daha da yoğunlaşması bekleniyor.
