İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara'da başlayan Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun açılışında, coğrafi güzergahların değiştiğini ancak Türk milletinin bir arada yaşama ve dayanışma ihtiyacının asla değişmediğini vurguladı.
İletişim Başkanlığı organizasyonuyla Ankara'da 'Fikirden Diyaloğa, İleri' sloganıyla hayata geçirilen Türk Dünyası Diyalog Forumu'nun açılış töreninde kürsüye çıkan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhuriyetin 103. kuruluş yıl dönümünde Türk dünyasının liderlerini ve temsilcilerini başkentte misafir etmenin gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Duran, konuşmasında Türk milletinin insanlık tarihindeki köklü yerini ve kurduğu 16 imparatorluk ile yüzlerce devletle dünyaya kazandırdığı medeniyet tasavvurunu hatırlattı. Üç kıtayı kapsayan bu geniş varlığın arkasındaki güçlü teşkilatlanma kabiliyetine dikkat çeken Duran, Türk Devletleri Teşkilatı'nın bu tarihsel yetkinliğin günümüzdeki en kapsamlı yansıması olduğunu belirtti.
Konuşmasında tarihsel bir tesadüfe de değinen Duran, 1992'de bu şehirde ilk kez bir araya gelen Türk dilli devlet başkanlarının 30 yıllık sürecin ardından bugün liderler masasına ek olarak güçlü bir fikir ve iletişim platformu daha kurduğunu söyledi. 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'un Divan-ı Lügat-it-Türk'ünde Türk boylarını tek bir harita üzerinde göstermesini ve İsmail Gaspıralı'nın Tercüman gazetesiyle 'Dilde, fikirde, işte birlik' ilkesini iletişim projesi olarak hayata geçirmesini bu sürecin öncü adımları olarak nitelendirdi.
Duran, 'Yıllar içinde güzergahlar değişse de birlik olma ihtiyacımız hiç değişmemiştir' diyerek, forumun bu tarihsel iradenin 21. yüzyılın küresel iletişim dinamiklerine uyarlanmış hali olduğunu vurguladı. Nahçıvan'dan İstanbul'a uzanan süreçte kurumsallaşan Türk dünyası iş birliğinin, enerji hatları ve Orta Koridor gibi stratejik的重要性 artan coğrafyalarda Türk dünyasının jeopolitik ağırlığını ve sorumluluklarını da beraberinde getirdiğini kaydetti.
Dijital çağda ortak hafızanın yapay zeka modelleri aracılığıyla şekillendiğine dikkat çeken Duran, Türk dünyasının kendi dilinde ve kaynaklarıyla nitelikli içerik üreterek bu modelleri beslemesi gerektiğini savundu. Türkistan'daki 'Dijital Türk Dünyası' vurgusu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk dil modeli çağrısının stratejik önemine işaret eden Duran, 34 harfli Ortak Türk Alfabesi uzlaşısının ortak hafızanın okunabilirliği açısından kritik olduğunu dile getirdi.
Türk dizilerinin ve sinemasının uluslararası alandaki yükselişine değinen Duran, ortak medya ekosistemiyle hikayelerimizi birlikte anlatma zamanının geldiğini belirtti. Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'indeki bilgi-mutluluk bağına atıfta bulunan Duran, günümüzde yalanın düşük maliyetle üretilirken doğrulamanın zorlaştığı bir dönemde dezenformasyonun kolektif bir güvenlik sorunu olduğunu vurguladı. 2022'de kurulan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ve düzenlen forumlarla bu soruna ortak refleksle cevap verilmesi gerektiğini, Bişkek'teki bir dezenformasyona Ankara, Bakü, Taşkent ve Astana'dan anında yanıt verilebilmesi gerektiğini söyledi.
Forumun iki günlük programının medya, iletişim ve dijital hafıza gibi kritik başlıklara odaklanacağını belirten Duran, bu buluşmanın düzenli istişare mekanizmalarının temelini oluşturmasını temenni etti. 'Tarih hiçbir kuşağa hazır bir sayfa sunmaz, her kuşak kendi hikayesini yazar' diyen Duran, Türk dünyasının ortak yüzyılının ancak ortak sesle ve birlikte yazılacak sayfalarla anlam kazanacağını sözlerine ekleyerek forumun hayırlı olmasını diledi.

















