İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Avrupa’nın Yeşil Ambisyonunun Maliyeti Küresel Güney’e Yükleniyor

Avrupa’nın Yeşil Ambisyonunun Maliyeti Küresel Güney’e Yükleniyor

Avrupa Komisyonu'nun 'sıfır karbon' hedefi doğrultusunda izlediği agresif enerji politikaları, küresel piyasalarda dengesizlik yaratıyor. AB'nin LNG ithalatına yönelik yüksek fiyat stratejisi, gelişmekte olan ülkelerin enerji erişimini zorlaştırarak yoksulluğu derinleştiriyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Avrupa Komisyonu'nun 'sıfır karbon' hedefi doğrultusunda izlediği agresif enerji politikaları, küresel piyasalarda dengesizlik yaratıyor. AB'nin LNG ithalatına yönelik yüksek fiyat stratejisi, gelişmekte olan ülkelerin enerji erişimini zorlaştırarak yoksulluğu derinleştiriyor.

Avrupa Birliği, dünyanın ilk iklim nötr kıtası olma vizyonuyla yola çıkmış ve bu süreçte sera gazı emisyonlarını azaltmaya odaklanan kapsamlı bir yol haritası çizmişti. Ancak planlamalar, beklenmedik küresel gelişmeler karşısında yetersiz kaldı. İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen istikrarın yarattığı rahatlık, Rus askeri güçlerinin Ukrayna sınırında belirmesiyle sarsıldı. Henüz pandeminin etkilerini atlatmaya çalışan AB, savaşın patlak vermesiyle tüm stratejik varsayımlarını gözden geçirmek zorunda kaldı.

Sadece Rusya-Ukrayna çatışması değil, İran-ABD-İsrail gerilimleri, Hürmüz Boğazı'ndaki riskler ve Avrupa'yı vuran kuraklık da tabloyu karmaşıklaştırdı. Türkiye gibi ülkelerin benimsediği yeni enerji mimarisi yerine, AB hidrokarbon açığını büyük ölçüde sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı ile kapatmaya çalıştı. Hidrokarbon açığı, bir bölgenin petrol, gaz ve kömür tüketiminin kendi üretim kapasitesinin üzerinde olması durumunu ifade eder ve dışa bağımlılığı temsil eder. Bu hamle, AB'nin enerji politikalarındaki ilk ciddi yapısal hatalardan biri olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Komisyonu, bölgesel krizin 2026'daki konut gazı kullanımının yaygınlaşmasından önce sona ereceğini varsayarak fiyat düşüşü ve depolama avantajı bekliyordu. Ancak krizin devam etmesi ve Hürmüz'deki belirsizlikler, AB'nin depolarının doluluk oranının yüzde 65'lerde kalmasına neden oldu. Kışa hazırlık için bu oranın yüzde 90'ın üzerine çıkarılması zorunlu hale geldi. Buna karşılık AB, LNG üreticilerine mevcut diğer sözleşmeleri feshetmeleri karşılığında daha yüksek fiyatlar ve tazminat ödemeyi teklif ederek piyasaya müdahale etti.

Bu strateji, üreticilerin AB'ye odaklanmasına yol açtı ve bu durumdan en çok etkilenen kesim Küresel Güney ülkeleri oldu. Ekonomik ve siyasi olarak Batı merkezli düzenin dışında kalan bu gelişmekte olan ülkeler, AB'nin finansal gücüne ve siyasi nüfuzuna sahip değillerdir. Uzun vadeli ve düşük maliyetli sözleşmelere bağımlı olan bu ülkeler, AB'nin piyasa manipülasyonu nedeniyle kısa ve orta vadeli enerji planlamalarında ciddi aksaklıklar yaşıyor. AB'nin arz güvenliğini sağlamak adına kabul ettiği yüksek fiyatlar, Güney Asya ve Sahra Altı Afrika'da ciddi bir ekonomik baskı oluşturarak yoksulluğu artırıyor.

Uzmanlar, bu soruna yönelik kesin bir çözüm üretilemediğini belirtirken, genel beklenti AB'nin etkilediği ülkelerde yenilenebilir enerji yatırımları için faizsiz kredi ve uluslararası kuruluşlar aracılığıyla finansal destek sağlaması yönünde. Aksi takdirde, 450 milyonluk AB'nin yeşil enerji söylemleri devam ederken, Küresel Güney'deki milyarlarca insanın yaşam standardı düşecek. Enerji maliyetlerindeki artış, gıda fiyatlarını yükseltecek, ilkel pişirme yöntemlerini yaygınlaştıracak ve emisyon oranlarını artırarak geniş bir coğrafyada çevresel ve ekonomik koşulları daha da kötüleştirecektir.

Avrupa’nın Yeşil Ambisyonunun Maliyeti Küresel Güney’e Yükleniyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Sektör Gündem ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir