Finlandiya, Hollanda, Almanya ve Fransa başta olmak üzere kıtanın eğitim alanındaki güçlü ülkelerinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen alanlarındaki performansları tarihin en alt seviyesine gerileyerek uzmanlar arasında kaygı yarattı.
Okulda edinilen bilgilerin pratik hayatta kullanılabilirliğini ölçen güncel PISA verilerine göre, Fransa, Almanya, Hollanda ve Finlandiya'da temel okuryazarlık ve matematiğe hâkim olmayan gençlerin oranı yüzde 33'lere yaklaştı.
Birleşik Krallık bu genel çöküş eğiliminin dışında kalırken, kıta genelindeki düşüşün pandemi kaynaklı öğrenme kayıplarından daha derin bir boyutta olduğu belirtildi. Bu gerilemenin; kronik öğretmen açığı, müfredat eksiklikleri ve akıllı telefonların dikkat süresini kısaltması gibi köklü yapısal sorunlardan beslendiği ifade edildi.
Almanya'da öğrencilerin aldığı en düşük notlar, eğitim başarısının ailenin ekonomik gücüyle doğrudan ilişkili olduğunu yeniden gözler önüne serdi. Özellikle düşük gelirli hane halklarından gelen çocukların başarısızlık oranlarındaki belirgin artış, dikkatleri çekti.
Hollanda'da okuma yetkinliklerinde yaşanan tarihi düşüş, genç nüfusun üçte birinden fazlasının günlük yaşam için zorunlu olan temel becerilerden mahrum kaldığını ortaya koydu. Alandaki uzmanlar, bu tablonun geçici bir dalgalanma değil, kalıcı bir yapısal krize dönüşmekte olduğunu vurguladı.
Finlandiya ve İsveç gibi eğitimde geleneksel güçlü olan ülkelerde de benzer oranda düşüşlerin yaşanması, yetkilileri ve eğitim emekçilerini acil reform adımları atmaya ve sınıflardaki dijital dikkat dağıtıcı etkenlere karşı mücadele etmeye sevk etti.

















