AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Türk Devletleri Teşkilatı'na Rusya'nın gözlemci üye olma ihtimalinin tüm üyelerin ortak iradesiyle ve Türk dünyasının çıkarları çerçevesinde ele alınacağını vurguladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'ni ve Kazakistan Lideri Kasım Cömert Tokayev'in Rusya Federasyonu'nun teşkilata gözlemci üye olarak dahil edilmesine ilişkin önerisini değerlendirdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'un konuya dair yaptığı olumlu açıklamaları da gündeme getiren Zorlu, bu sürecin hassasiyetine dikkat çekti.
Zirvenin Türk dünyası için tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Zorlu, 163 maddeden oluşan Ankara Bildirisi ile ekonomi, siyaset, dış politika, kültür ve sosyal alanlarda kapsamlı kararlar alındığını belirtti. Türkiye'nin dönem başkanlığını başarıyla tamamladığını vurgulayan Zorlu, alınan kararların takibinin yapılacağını ve 2027 yılının Türk dünyasının daha fazla gündeme gelmesi bakımından kritik bir yıl olacağını kaydetti. Ayrıca, Beştepe Millet Ormanı'nda kurulan Medeniyet Parkı'nın, Ahlat mezar taşları ve kadim yazıtların örnekleriyle gelecek nesillere güçlü bir tarih bilinci ve ortak gelecek mesajı verdiğini sözlerine ekledi.
TDT'ye yönelik artan ilginin, özellikle Orta Koridor'un yarattığı stratejik konumlanma ve Doğu-Batı eksenindeki yükselen değerle ilgili olduğunu belirten Zorlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın tebrik telefonundan Rusya'nın yaklaşımına kadar pek çok ülkenin teşkilatla diyalog kurma isteğinin bu durumun kanıtı olduğunu söyledi. Rusya ile tarihsel ve etnik bağların derinliğine değinen Zorlu, Tataristan, Başkurdistan, Yakutistan gibi bölgelerdeki kültürel yakınlığın doğal bir diyaloğu zorunlu kıldığını belirtti.
Teşkilatın bağımsız Türk devletlerinden oluştuğunu ve Nahçıvan Antlaşması ile belirlenmiş net üyelik kriterleri bulunduğunu hatırlatan Zorlu, 2021 İstanbul Zirvesi'nde kabul edilen tüzüğün gözlemcilik için ülke genelinde resmi yazışma dili olarak Türk dillerinden birini şart koştuğunu açıkladı. Bu şartı karşılamayan ülkelerle ise 'TDT Plus' modeli kapsamında esnek iş birliği hedeflendiğini ifade etti. Tokayev'in önerdiği modele göre, üçüncü bir ülkeyle üst düzey görüşme yapılmasının tüm üye ülkelerin ortak onayına bağlı olduğunu vurgulayan Zorlu, böyle bir talebin gündeme gelmesi durumunda konunun, teşkilatın stratejik hedefleri ve Türk dünyasının ortak menfaatleri gözetilerek titizlikle değerlendirileceğini belirtti.
Son olarak, kültürel iş birliğini canlandırmak amacıyla yeni bir öneri sunan Zorlu, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Türk Akademisi gibi ilişkili yapılar üzerinden diyalog kurulabileceğini dile getirdi. 1993'te kurulan TÜRKSOY'da Rusya'ya bağlı cumhuriyetlerin gözlemci üye statüsünde olduğunu ancak 2015'ten bu yana fiili bir donma süreci yaşandığını hatırlatan Zorlu, bu donmuş durumun yeniden gözden geçirilerek, iki tarafın en güçlü alanı olan kültürel iş birliğinin yeniden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

















