77. Uluslararası Uzay Kongresi'nde Antalya'da düzenlenen törenle, HÜRSAT-2 proje sözleşmesi taraflarca imzaya açıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın koordinesinde, Türkiye Uzay Ajansı ile SAHA İstanbul'un ev sahipliğinde, Antalya NEST Kongre Merkezi'nde 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) gerçekleştiriliyor. Etkinlik, Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından organize ediliyor.
TUSAŞ standında yapılan 'HÜRSAT-2 Proje Sözleşmesi İmza Töreni'ne Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker, Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hüseyin Avşar, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci katıldı.
Türkiye'nin seri üretim kapasitesine sahip ilk uydu ailesi olan HÜRSAT; 200 ile 650 kilogram arasındaki kütlesiyle çeşitli görev profillerine göre modüler olarak yapılandırılabilir. Şu anda TUSAŞ'ta test süreçleri devam eden HÜRSAT-1, fırlatma öncesi hazırlık çalışmalarının ardından yörüngede temel teknolojileri ve seri üretim mimarisini kanıtlamayı amaçlıyor.
İmzalanan HÜRSAT-2 sözleşmesi ile uydunun ağırlığı azaltılarak, HÜRSAT ailesi tekil bir proje olmaktan çıkacak. Bu sayede ortak bir platform üzerinden farklı kullanıcı ve görev gereksinimlerine uyarlanabilir, seri üretime uygun bir uydu ailesi oluşturulacak. Projenin üretim maliyetlerini ve sürelerini düşürmesi, sürdürülebilir bir tedarik zinciri kurması ve TUSAŞ'ın küresel pazardaki ticari rekabet gücünü artırması öngörülüyor.
HÜRSAT, alçak dünya yörüngesindeki takım uydu konfigürasyonlarını destekleyerek uydu sayısının artırılmasını mümkün kılıyor. Bu durum, belirli bölgelerin daha yüksek frekansla izlenmesini, veri erişim süresinin kısalmasını ve çeşitli kullanıcı taleplerinin tek bir uydu ailesi üzerinden karşılanmasını sağlayacak. Metre altı çözünürlük ve geniş alan tarama yetenekleri ile güneş eş zamanlı yörüngede görev yapacak olan HÜRSAT, kompakt bir tasarımda çoklu fonksiyonellik sunacak.
Uydu bilgisayarları, enerji ve arayüz bileşenleri ile yer ve uçuş yazılımları TUSAŞ tarafından geliştirilecek; komuta ve kontrol operasyonları da aynı kurum tarafından yönetilecek. Böylece HÜRSAT, yer segmentinden uydu platformuna kadar tamamen yerli bir sistem olarak tasarlanacak ve işletilecek.
Törende konuşan Mustafa Şeker, iki köklü savunma sanayii kuruluşunun iş birliğinin önemine değinerek, ROKETSAN'ın geliştirdiği fırlatma sistemi ile TUSAŞ'ın ürettiği uydunun entegrasyonu için yapılan anlaşmanın gurur verici olduğunu belirtti. Şeker, emeği geçen tüm kurum ve personele teşekkür ederek projenin hayırlı olmasını diledi.
Hüseyin Avşar, Türkiye'nin halihazırda kendi uydularını üreten nadir ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, gelecek dönemde kendi uydularını uzaya fırlatma kapasitesine sahip olacak az sayıdaki ülke arasında yer alacağını vurguladı. Avşar, ROKETSAN'ın fırlatma sistemiyle TUSAŞ'ın uydusunu ulusal imkanlarla yörüngeye taşıyacak bu iş birliğinin temellerini attıklarını ifade etti.
Mehmet Demiroğlu, imza töreninin kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, Türkiye'nin artık sadece uydu üretmek ve işletmekle kalmayıp, bunu fırlatıp seri üretime geçireceğini söyledi. HÜRSAT platformunun bir aile olarak planlandığını ve yerli unsurların uzayda buluşacağını aktaran Demiroğlu, bu adımı uzun soluklu bir yolculuğun başlangıcı olarak nitelendirdi.
Murat İkinci, Türkiye'nin uzay stratejisinde tarihi bir an yaşandığını belirterek, ülkenin kendi uydusunu üreten statüsüne ek olarak, ROKETSAN'ın 'Şimşek' platformuyla bu uyduları uzaya taşıma kapasitesini de kazandığını vurguladı. İkinci, Türkiye'nin uzaydaki teknolojik ağırlığının arttığını ve küresel ölçekte ciddi bir aktör haline geldiğini ifade ederek, dost ve müttefik ülkelerin uydularını da taşıma hedefinde olduklarını ve bu kapsamda ilk kontratı imzaladıklarını kaydetti.

















