TDT kapsamındaki ülkelerin GSYH'si 2,11 trilyon dolara yükselirken, bölgedeki ticari ve lojistik ağlar hızla gelişiyor.
Azerbaycan merkezli bir kuruluş tarafından yayımlanan analiz, Türk Devletleri Teşkilatı'na bağlı devletlerin ekonomik dinamiklerini masaya yatırdı. Araştırma, üye ve gözlemci ülkelerin ticaret hacminin 1,13 trilyon dolara tırmandığını ve Orta Koridor üzerindeki lojistik trafiğin canlandığını ortaya koydu. Çalışma, bölgedeki ekonomik performans, ticari potansiyel, taşımacılık altyapısı ve teknoloji iş birliklerine dair kapsamlı veriler sundu.
Raporun sunduğu istatistiklere göre, TDT çatısı altındaki ülkeler toplamda 4,82 milyon kilometrekarelik bir alanı kapsıyor. Bu coğrafyada, dünya nüfusunun yüzde 2,8'ine tekabül eden 178,8 milyon insan yaşıyor. Ekonomik büyüklük açısından bakıldığında, teşkilat üyelerinin birleşik GSYH'si 2,11 trilyon dolar olarak hesaplandı; bu rakam küresel ekonominin yaklaşık yüzde 2'lik dilimini oluşturuyor.
Ticari faaliyetler incelendiğinde, söz konusu ülkelerin toplam ticaret hacminin 1,13 trilyon dolara ulaştığı ve bunun dünya ticaretinin yüzde 3,6'sını temsil ettiği görülüyor. Rapor, bölgedeki ekonomik ilişkilerin yalnızca klasik ticaret anlaşmalarından öteye geçerek daha derinlemesine bir entegrasyon sürecine girdiğini vurguluyor. Bu süreçte Türkiye'nin ticaret ağlarında, Azerbaycan'ın ise yabancı doğrudan yatırımlarda öncü rol üstlendiği not edildi.
Ekonomik göstergelerin vazgeçilmez parçası haline gelen lojistik bağlantılar, jeopolitik gelişmelerle birlikte stratejik önemini artırarak Orta Koridor'un hareketliliğini destekliyor. Hazar güzergahındaki kuru yük taşımalarında yüzde 34'lük, Bakü Limanı'ndaki konteyner işlemlerinde yüzde 15'lik ve Doğu-Batı eksenindeki demir yolu geçişlerinde yüzde 12'lik artışlar kaydedildi. Ayrıca koridorun dayanıklılık endeksi 1 puanlık ölçeğin 0,5 seviyesinde ölçüldü.
Ticaret, sermaye hareketliliği ve lojistik verileri bir arada değerlendirildiğinde, TDT ülkeleri arasındaki ekonomik bağların çok boyutlu ve bütüncül bir yapı kazandığı açıkça ortada. Üyelerin ekonomik gücü, coğrafi avantajları ve ulaşım altyapıları, teşkilatın entegrasyon hedefleri için kritik öneme sahip temel taşlar olarak öne çıkıyor.

















