TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' süreci ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde 'Terörsüz Türkiye' süreci önemli bir aşamaya ulaştı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bu sürecin başarısında toplumsal ittifakın büyük rolü olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, 'Bu memlekette artık ne ayrılıkçı söze ne de ayrımcılık sözlerine yer yoktur.' diyerek, kardeşlik ve bütünleşmenin önemini dile getirdi. Geçmişte terörün Türkiye'ye büyük maliyeti olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin başarıya ulaşmasıyla terörün ekonomik ve sosyal maliyetlerinin ortadan kalkacağının altını çizdi.
Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin bir model oluşturduğunu ve bu modelin diğer ülkelerde de uygulanabileceğini belirtti. Ayrıca, bu sürecin succèsında örgütün silah bırakma iradesinin önemli olduğunu vurguladı.
TBMM Başkanı, 'Eğer bir başarı olacaksa buna güç, kuvvet, destek veren herkesin başarısı olacaktır.' diyerek, sürecin tüm parti ve kesimlerin desteğiyle başarıya ulaşacağının altını çizdi.
Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un üç sigortasının bulunduğunu ve bu sigortaların herhangi bir şekilde atlanamayacağını kaydetti. Kanun'un geçici olduğunu ve sadece belirli bir süre için geçerli olacağını belirtti.
Kurtulmuş, 'Bu yasa her şey değil, bu yasayla her şey bitecek değil. Amaç terör örgütünün silahlarını bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir.' diyerek, kanunun terörle mücadele açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı.
TBMM Başkanı, 'İnsanları ötekileştiren, insanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören, onlara zaman zaman haddi bildirilmesi gereken bir güruh olarak bakan söze ihtiyacımız olmadığı gibi bu memleketin bir tek santimetre karesini ayırıp ayrımcılık içerisinde hayal görmeye de bu memlekette yer yoktur.' şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, gelecekte Türkiye'nin önlenemeyen yükselişine şahit olunacağını belirtti ve 'Bunun kıymetini bilmek lazım. Bu anın vacibi, bunun kıymetini bilip bir an evvel uzatmadan bütün bu işleri tamamına erdirmek ve barış iklimini nihayetinde kalıcı kardeşliğe, toplumsal bütünleşmeye döndürebilmektir.' dedi.

















