NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifak topraklarına karşı anlık bir tehlike sinyali almadıklarını belirterek, böyle bir senaryo gerçekleşse dahi NATO'nun müdahale kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.
Brüksel’de gerçekleştirilen Euronews Savunma ve Uzay Zirvesi’nde konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Rusya-Ukrayna çatışması, İran’a uygulanan baskılar ve kıtanın savunma stratejileri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Rusya’nın ittifaka iletildiği bilinen mektubun detaylarını kamuoyuyla paylaşamayacağını ancak medyanın konuyu yansıttığını aktaran Rutte, Kremlin’e iletilen temel mesajın nükleer tehditlerin sona erdirilmesi ve Ukrayna’daki savaşın durdurulması gerektiği yönünde olduğunu hatırlattı.
Rusya ordusunun NATO sınırlarında birikim yaptığına dair somut bir bulgu olmadığını ifade eden Rutte, yakın gelecekte ittifak topraklarına yönelik bir tehdit bulunmadığının altını çizdi. Herhangi bir provokasyon durumunda dahi NATO’nun buna karşılık verebilecek güçte olduğunu belirten Rutte, 'Putin’in NATO’yu mağlup etme ihtimalinin farkında olduğunu biliyoruz, bu nedenle durumu abartmıyorum' dedi.
Baltık devletlerine yönelik nükleer bir saldırı riskinin de ortadan kalktığını savunan Rutte, ittifakın Rusya’dan çok daha üstün bir konumda olduğunu ve hibrit tehditler dahil tüm senaryolara hazırlıklı olduğunu vurguladı. Ukrayna’ya sağlanan desteğin kesilmemesi gerektiğini belirten Rutte, yatırımların sürmesi ve Kiev’in savaşma kapasitesinin korunmasının öncelikli olduğunu dile getirdi.
Savaşın sona erdirilmesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın belirleyici rol oynadığını ve Putin ile yaşanan tıkanmayı ancak onun aşabileceğini öne süren Rutte, Kremlin liderinin barış sürecine istekli davranmadığını kaydetti.
ABD’nin İran’a yönelik hamlelerine değinen Rutte, bu kapasitenin zayıflatılmasının kritik olduğunu belirterek, olası olumsuzluklara rağmen atılan adımın gerekliliğine inandığını ifade etti. Avrupa’nın kendi savunmasını Rusya karşısında güvence altına alması gerektiğini savunan Rutte, müttefikler arasında görüş ayrılıkları olsa da bunun süreci olumsuz etkilemediğini söyledi.
NATO’daki genel havayı 'tarihin en iyi dönemi' olarak nitelendiren Rutte, Avrupa’nın artık kendi güvenlik sorumluluğunu üstlendiğini ve Washington’un da ittifaka duyduğu güvenin arttığını belirtti. Ancak Avrupa’daki savunma sanayi altyapısının hâlâ yetersiz kaldığına ve fabrikaların tam kapasiteyle çalışmadığına dikkat çekti. ABD’nin de üretim kapasitesini artırması gerektiğini vurgulayan Rutte, malzemenin nereden alınacağı tartışmasının anlamsız olduğunu; asıl odak noktasının açık ve bağımsız serbest piyasa koşullarında gerekli satın almaların yapılması olduğunu sözlerine ekledi.

















