Agatha Christie'nin romanına konu olan tarihi tren, yılın ikinci seferi kapsamında Edirne Garı'nda pasaport kontrolünden geçerek İstanbul'a hareket etti. Yolcular, 2 Ekim'e kadar sürecek olan bu nostaljik yolculuğu tamamladıktan sonra Paris'e dönecekler.
Merkezi Londra'da olan Belmond şirketi tarafından işletilen Venice Simplon Orient Express, Paris-İstanbul-Paris hattında hizmet veren ve Agatha Christie'nin 'Doğu Ekspresi'nde Cinayet' romanıyla ün kazanmış olan tarihi tren, Paris'ten kalkışını gerçekleştirdi. Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan topraklarından geçen konvoy, Türkiye sınırlarına ulaştı.
Kapıkule Garı'nda devam eden yenileme işleri nedeniyle duruş yapamayan tren, yolcu ve ekip üyelerinin sınır geçiş işlemleri için Edirne Garı'na yönlendirildi. Sınır kapısında yolcuların bagajları güvenlik taramasından geçirildikten sonra, İstanbul'da konaklayacakları otellere taşınmak üzere kamyonlara yüklenerek trene ayrıldı.
Tren yetkilisi Francesco Bonotto, basın mensuplarına yaptığı açıklamada bu yılki ikinci İstanbul seferini gerçekleştirdiklerini duyurdu. 25 Eylül'de Paris'ten başlayan maceranın Budapeşte, Bükreş ve Varna duraklarıyla devam ettiğini aktaran Bonotto, 70'ten fazla yolcuyu Kapıkule'den ülkeye soktuklarını ifade etti. Bonotto, günümüzde bu tarihi seyahatin gerçekleştirilmesinin trenin değerini artırdığını ve yolcuların önemli bir kısmının Türkiye'de birkaç gün kalacağını belirtti.
Yolculardan Janan Benabud, babasının bir dönem Fas'ın Ankara Büyükelçisi olarak görev yaptığını hatırlatarak Türkiye'ye ilk kez gelmediğini söyledi. Ülkeye olan sevgisini vurgulayan Benabud, bu deneyimi 'eve dönüş' olarak nitelendirdi. Pera Palas'ta konaklayacaklarını, Topkapı ve Dolmabahçe Sarayları, Mısır Çarşısı, Sultanahmet ve Masumiyet Müzesi gibi önemli noktaları ziyaret edeceklerini aktaran Benabud, yolculuğun kendisi için muhteşem geçtiğini dile getirdi.
16 yıldır Almanya'da ikamet eden Tansel Doğan da tarihi bir trenle yapılan bu gezinin benzersiz bir tecrübe olduğunu kaydetti. Yedi farklı ülkeyi ve dört başkenti kapsayan bu güzergahın kendisinde farklı duygular uyandırdığını belirten Doğan, yolculuk sırasında kurdukları dostluklara değindi. 50. yaş gününü kutlayan Doğan, bu seyahatin eşi tarafından kendisine hediye edildiğini ve gençken sağlıklıyken böyle bir yolculuğu yapmayı planladıklarını anlattı.
Eşi Alman Stefan Schiessl ise yolculuğun her detayından son derece memnun kaldığını belirtti. İstanbul'a varmayı sabırsızlıkla beklediğini ifade eden Schiessl, şehre ulaşır ulaşmaz favori mekanına giderek kokoreç yemek istediğini sözlerine ekledi. Pasaport kontrolü işlemlerinin tamamlanmasının ardından yola çıkan tren, 2 Ekim'de Paris'e varışını gerçekleştirecek.

















