AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, terörsüz Türkiye sürecindeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, SDG'nin Suriye'ye entegrasyonunun bölge istikrarı için hayati olduğunu vurguladı. Çelik, İsrail'in saldırgan politikalarını ve Rusya-Ukrayna savaşındaki tırmanışı da değerlendirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın açıklaması yaptı. Çelik, konuşmasının başında İzmir Foça, Kayseri Akkışla, Kayseri Felahiye ve Muş Sungu belediye başkanlarının partilerine katılımını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, 'Hoş geldiniz' dedi. Çelik, hem Meclis'te hem de yerel yönetimlerde AK Parti'ye yönelik yoğun ilginin, partinin ilkeleri ve gelenekleri çerçevesinde değerlendirildiğini ifade etti.
A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olmasını kutlayan Çelik, 'Filenin Sultanları'nın ülkeyi birleştiren ve gururlandıran başarılarına imza attığını, gelecekte daha büyük başarılara imza atacaklarından emin olduklarını dile getirdi.
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, TBMM'de kabul edilen yasa sonrası Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında kurulan komisyonun ilk toplantısını gerçekleştirdiğini ve alt komisyonlarını belirlediğini hatırlattı. Silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiye sürecinin takip edildiğini belirten Çelik, fesih sürecinin tamamlanmasının ardından yasalardan yararlanmanın mümkün olacağını vurguladı. Çelik, ilgili kurumların Irak muhataplarıyla yoğun bir çalışma yürüttüğünü ve sürecin iç içe geçik komşu ülkelerle koordinasyon içinde ilerlediğini aktardı.
Suriye'deki durumun, Esed rejiminin devrilmesinin ardından daha da kritik hale geldiğine dikkat çeken Çelik, kuzeyde SDG yapısının, güneyde ise ayrılıkçı Dürzi yapılanmaların ve çeşitli etnik/dini provokasyonların süreci zorlaştırdığını kaydetti. Çelik, örgütün feshi konusunda ülke bazlı farklı modellerin uygulanabileceğini, ancak Suriye özelinde SDG'nin silahlı unsurlarının terörist ve yabancı unsurlardan arındırılarak ülkeye entegre edilmesi gerektiğini savundu. SDG'nin feshedildiğini ve entegrasyon sürecinin yakından izlendiğini belirten Çelik, bu adımın sahada somutlaşmasının Türkmen, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Dürzi, Ezidi başta olmak üzere tüm etnik ve dini gruplar için ortak bir geleceği inşa edeceğini ifade etti. Ayrılıkçı söylemlerin ve dış güçlerin müdahalelerinin istikrarsızlığa yol açtığını, bu nedenle sağduyulu ve kapsayıcı bir dilin önem taşıdığını vurguladı.
Rusya-Ukrayna savaşının uzun soluklu bir yıpratma mücadelesine dönüştüğünü belirten Çelik, çatışmanın genişleme riski, NATO ve AB içindeki tartışmalar ile Karadeniz'deki gerginliğin tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi. Karadeniz'de Türk bayraklı gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çelik, Rus kaynaklı 8 ve Ukrayna kaynaklı 35 geminin hedef alındığını hatırlatarak, İstanbul'da bir masa kurulması ve kısır döngünün sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinen Çelik, ekonomik yaptırımların ve rejim değişikliği hedefli politikaların sonuçsuz kalacağını, bunun yerine barış ortamının tesis edilmesinin öncelikli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çatışmanın derinleşmemesi ve sivil kayıpların önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulunduğunu, İslamabad Mutabakat Zaptı'nın oluşturulmasında büyük rol oynadığını aktardı. Netanyahu hükümetinin saldırgan politikalarının Lübnan, Suriye ve İran'daki krizlerin kaynağı olduğunu ifade eden Çelik, İsrail'in yeni yerleşim alanı ilanlarını 'etnik temizlik' olarak nitelendiren Avrupa ve İngiltere'nin tepkisinin vahşetin boyutunu gösterdiğini söyledi. Çelik, 'yerleşimci' tabirini reddederek bu kişilerin 'hırsız' ve 'işgalci' olduğunu, uluslararası toplumun İsrail'in belirsiz sınırları üzerinden sürdürdüğü işgal politikasına karşı durması gerektiğini belirtti.
Mekke Anlaşması'nın mevcut güvenlik örgütlerine alternatif değil, tamamlayıcı bir yapı olduğunu vurgulayan Çelik, Suudi Arabistan ve Pakistan ile başlattıkları bu sürecin, bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle barışı korumaya yönelik bir mikro model oluşturduğunu ve zamanla büyük katılımlarla bölge istikrarına katkı sağlayacağını dile getirdi.
PISA 2025 sonuçlarına değinen Çelik, Türkiye'nin matematik, okuma ve fen alanlarında ortalama skorlarını artırarak az sayıdaki gelişim gösteren ülkeden biri olduğunu, bu başarının Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki eğitim yatırımlarının bir sonucu olduğunu söyledi. YÖK'ün üniversitelerden 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda akademik çalışmalar yapmasını istemesini de olumlu bulduğunu ifade etti.
İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki Şeyh Dağı'na ziyaretine tepki gösteren Çelik, İsrail'in geçici olduğunu iddia ettiği varlığının kalıcı hale geldiğini ve geniş istihbarat faaliyetleri yürüttüğünü tespit ettiklerini belirtti. Devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesinin zedelenmesinin dünyayı kaosa sürükleyeceğini vurgulayan Çelik, Netanyahu'nun seçime giderken provokasyonlarını artıracağını ve uluslararası toplumun buna karşı somut adımlar atması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabulüne ilişkin soru üzerine Çelik, görüşmenin doğal bir siyasi temas olduğunu, Ankara'nın yatırım ve altyapı ihtiyaçlarının masaya yatırıldığını belirtti. Erdoğan'ın devlet başı olarak farklı partilerden belediye başkanlarına ve milletvekillerine randevu verdiğini, bu görüşmenin parti ayrımı gözetmeksizin şehrin sorunlarının çözülmesine yönelik olduğunu ifade etti. Muhalefetin bu görüşme üzerinden spekülatif tartışmalar yürütmesini eleştiren Çelik, onların gündemlerinin siyaset ve iyi belediyecilik olmadığını savundu. Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Meis Adası'na ziyareti ile ilgili olarak ise Çelik, kriz üretmenin bir siyasi erdem olmadığını, Türkiye'nin masada ve sahada güçlü olduğunu, Yunanistan'ı büyük güçlerin çıkarları doğrultusunda kullanan politikalara karşı uyardı. Çelik, sorunların Türkiye-Yunanistan arasında masada çözüleceğini, komşuluk ilişkilerinin sürdürülebilirliğini gözetmek gerektiğini vurguladı.

















