Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 zirvesi için iklim taahhütlerini somut ve ölçülebilir adımlara dönüştürme kararlılığını New York'taki üst düzey etkinlikte dile getirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul dönemi vesilesiyle New York'ta bulunarak, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31'in resmi lansmanını yaptı. BM Genel Merkezi'ndeki Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) salonunda icra edilen 'COP31 Eylem Gündeminin Lansmanı – Üst Düzey Etkinliği'nde kürsüye çıkan Kurum, COP31 Başkanı sıfatıyla açılış konuşmasını gerçekleştirdi.
Kurum, söz konusu buluşmanın amacının sadece gündemi tanıtmak olmadığını, aynı zamanda iklim eyleminde hedefler ile uygulama arasındaki geçişi hızlandırma yollarını masaya yatırmak olduğunu vurguladı. Bakan, iklim krizinin aciliyeti konusunda küresel bir mutabakata varıldığını ve birçok bölgede uygulanabilir çözümlerin hazır olduğunu, ancak asıl sorunun bu çözümlerin sahaya yansıtılması olduğunu ifade etti. Finansman kısıtları, kapasite yetersizlikleri ve teknoloji transferi gibi engellere dikkat çeken Kurum, bu sorunların cevabının kasım ayındaki Antalya buluşmasında aranacağını belirtti.
Bakan Kurum, Türkiye'nin yaklaşımının diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere üç temel direğe oturduğunu açıkladı. Farklı ihtiyaçları dinleme, ortak hareket alanlarını belirleme ve bu iş birliğini somut sonuçlara dönüştürme stratejisini izlediklerini kaydeden Kurum, mevcut taahhütlerin sahadaki ölçülebilir kazanımlara evrilmesinin öncelikleri olduğunu söyledi. Eylem Gündeminin, ortak öncelikleri ölçülebilir hedefler ve uygulama araçlarıyla birleştirdiğini belirten Kurum, UNFCCC taraf ülkelerine gündemin 10 öncelikli teması, 6 küresel hedefi, 11 girişimi ve 13 destekleyici çıktısını detaylı biçimde aktardı.
Uygulama odaklı bir mimari kurguladıklarını anlatan Kurum; devletler, uluslararası örgütler, finans kesimi, özel sektör ve sivil toplumla yürütülen kapsamlı istişarelerin bu gündemin oluşumunda belirleyici olduğunu dile getirdi. Enerjiden tarıma, şehirleşmeden okyanuslara kadar geniş bir yelpazede belirlenen 10 öncelikli alan ve 2035 yılına yönelik küresel hedefler hakkında bilgi veren Kurum, özellikle elektrifikasyon ve atık yönetimi konularında somut rakamlar paylaştı.
2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35 seviyesine taşımayı planladıklarını ve bu hedefi COP31 Küresel Elektrifikasyon Girişimi ile destekleyeceklerini açıklayan Kurum, sıfır atık politikası kapsamında belediye atığı oluşumundaki artışın en az yarıya indirileceğini ve küresel döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15'e çıkarılacağını hedeflediklerini belirtti. İklime dayanıklı şehirler, deniz uygulamaları ve gıda güvenliği gibi alanlardaki hedefleri de örneklerle açıklayan Kurum, etkinlikte katılımcıların sorularını yanıtladı.
Kapanış konuşmasında dinleyicilerin geri bildirimlerini dikkate alacaklarını ve bu önerileri Antalya'ya uzanan süreçte çalışmalarına entegre edeceklerini ifade eden Kurum, Antalya'yı bir bitiş noktası değil, uygulamanın hızlandığı bir dönüm noktası olarak konumlandırdıklarını vurguladı. Lansmana, BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart, COP29 ve COP30 yetkilileri, Avustralya ve Azerbaycan temsilcileri, Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Prof. Dr. Celeste Saulo ile yaklaşık 20 ülkenin dışişleri bakanları ve uluslararası finans kuruluşu temsilcileri katılarak görüşlerini paylaştı. Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya Expo Merkezi'nde toplanacak COP31 zirvesi, bu tanıtım etkinliğiyle küresel arenada resmi olarak duyurulmuş oldu.

















