Lancet Komisyonu'nun yayımladığı kapsamlı küresel risk değerlendirmesi, nükleer çatışmaların ve kötüye kullanılan yapay zekanın 2100 yılına dek türün yok olmasına neden olma potansiyeli taşıdığını ortaya çıkardı.
Dünya çapında sağlığı ve yaşam beklentisini olumsuz etkileyen 17 kritik riskin incelendiği bu detaylı çalışma, Almanya'nın başkenti Berlin'deki Dünya Sağlık Zirvesi'nde kamuoyuna sunuldu. Üç yıl süren ve 35 uzmanın katkısıyla tamamlanan raporda, söz konusu tehlikelerin boyutuna dikkat çekilirken, her birine karşı uygulanabilir çözüm stratejilerinin mevcut olduğu da altı çiziliyor.
Çalışmada, olası gerçekleşme ihtimalleri düşük olmakla birlikte sonuçları son derece yıkıcı olan nükleer savaş ve kötü niyetli yapay zeka uygulamaları en üst kademede sıralandı. Nükleer bir çatışmanın atmosfere etkisiyle küresel açlık ve kıtlık dalgalarına yol açabileceği, yapay zeka destekli biyolojik silahların ise insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir felakete kapı aralayabileceği vurgulandı. Uzmanlar, bu iki riskin 'kıyamet senaryosu' niteliğinde olduğunu belirtti.
Listede öne çıkan diğer önemli tehditler arasında hava kirliliği, antibiyotik direnci, çocuklarda beslenme yetersizliği, iklim değişikliği, konvansiyonel savaşlar ve dış yardımlardaki düşüşler yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde obezite ve psikiyatrik rahatsızlıklar başlıca sorunlar olarak öne çıkarken, düşük gelirli ülkelerde eğitim eksikliği sağlık üzerindeki en büyük baskı unsuru olarak kayda geçti.
ABD ve İngiltere başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkenin son dönemde dış yardım bütçelerini daraltması, küresel sağlık sistemleri için ciddi bir risk faktörü oluşturuyor. Uluslararası sağlık desteklerinin azalması ya da tamamen kesilmesi halinde 2100 yılına kadar milyarlarca yıllık sağlıklı yaşam süresinin kaybedileceği ve bu kaybın yaklaşık yüzde 70'inin Sahra Altı Afrika'da yoğunlaşacağı öngörülüyor. Bölge, çocuklarda yetersiz beslenme krizinden en sert darbe alan coğrafyalar arasında yer alıyor.
Komisyon temsilcileri, raporun amacı korku salmak değil, politika yapıcıların şimdiden proaktif adımlar atması için bir yol haritası sunmak olduğunu açıkladı. İklim değişikliğinde sıcaklık artışını sınırlamak veya teknolojik inovasyonlara kaynak tahsis etmek gibi önlemlerle milyarlarca yıllık sağlıklı yaşamın kurtarılabileceği ifade edildi. Uzmanlar, hükümetlerin geleceğe yönelik öngörü, koruyucu önlem ve hazırlık süreçleri için yeterli bütçe oluşturması gerektiğini savunuyor.

















