Rusya-Ukrayna çatışması ve hibrit tehditlerin yarattığı baskılar doğrultusunda İsviçre Federal Konseyi, 2026 Güvenlik Politikası Stratejisi'ni onaylayarak ulusal direnci artırmayı hedefliyor.
İsviçre Federal Konseyi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, yükselen hibrit tehditler ve kritik alanlardaki bağımlılıklar göz önünde bulundurularak yeni bir güvenlik politikası stratejisini yürürlüğe koydu. 'Güvenliğe Kapsamlı Yaklaşım' başlıklı resmi bildirimde, mevcut koşulların devlet, ekonomik yapı ve toplumsal düzen için ciddi zorluklar doğurduğu vurgulandı. Konsey, 2026 Güvenlik Politikası Stratejisi ile ülkeyi bu değişken ortamda konumlandırmayı ve önümüzdeki yıllar için stratejik öncelikleri belirlemeyi amaçlıyor. Bu öncelikler arasında ulusal direncin pekiştirilmesi, koruma ve direnme kapasitelerinin iyileştirilmesi ile savunma güçlerinin modernize edilmesi yer alıyor.
18 Eylül tarihli açıklamaya göre, istişare sürecinin sonuçları değerlendirilerek onaylanan strateji, 10 ana hedef ve 46 somut önlem içeriyor. Uygulama çalışmalarının başladığı belirtilirken, uluslararası güvenlik ikliminin giderek kaotik ve öngörülemez hale geldiği, büyük güçler arası rekabetin tırmandığı ve silahlı çatışmaların küresel dengeyi derinden etkilediği ifade edildi. Bildirimde, uluslararası düzenin zayıfladığı, Ukrayna savaşıyla birlikte siber saldırılar ve etki operasyonları gibi hibrit tehditlerin arttığı ve yüksek bağlantılı kritik altyapının savunmasız kaldığına dikkat çekildi. Ayrıca iç güvenliğin sağlanması ile doğal afet ve salgın risklerinin yönetilmesinin hayati olduğu kaydedildi.
Stratejinin, risklerin tüm boyutlarını ele almak adına hem sivil hem de askeri kaynakları içeren bütüncül bir yaklaşım izlediği bildirildi. Federal Konsey'in belirlediği üç ana stratejik öncelik; kırılganlıkları ve kritik bağımlılıkları azaltarak devlet, ekonomi ve toplumun dayanıklılığını artırmak; sivilleri, kurumları ve kritik altyapıyı koruyarak saldırılara karşı etkin bir savunma mekanizması geliştirmek; ve silahlı tehditlere karşılık verebilmek için savunma kapasitesini güçlendirerek müttefiklerle koordineli hareket etmek olarak sıralandı. Stratejinin, hibrit saldırılar, uzaktan tehditler ve organize suçla mücadele gibi en olası risklere odaklandığı vurgulandı.
Bu stratejinin başarıyla uygulanması için federal hükümet, kantonlar, belediyeler, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşları arasında yakın bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Aralık 2025 ile Mart 2026 arasında süren ve geniş katılımlı istişare sürecinde, paydaşlar güvenlik analizine ve belirlenen önceliklere olumlu tepki verdi. Alınan geri bildirimler doğrultusunda önlemlerin daha somut ve bağlayıcı bir şekilde hayata geçirileceği açıklandı. Federal Konsey, ilgili bakanlıklara önlemleri derhal uygulamaya koymaları ve izleme sistemi kurmaları talimatı verdi. Uygulama süreçleri, Federal Savunma, Sivil Koruma ve Spor Bakanlığına (DDPS) bağlı Güvenlik Politikası Devlet Sekreterliği (SEPOS) tarafından koordine edilecek olup, federal yetkililer ve kanton temsilcilerinden oluşan bir yönlendirme komitesi oluşturuldu. Federal Konsey'in, stratejinin uygulama durumuna ilişkin ilerleme raporunu 2028 yılı sonuna kadar değerlendirmesi planlanıyor.

















