Filistinli yetkililer, İsrail'in Yahudi dini tatillerini bahane ederek El Halil'deki Harem-i İbrahim Camisi'ni perşembe akşamına kadar kapattığını duyurdu.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, İşgalci İsrail güçlerinin Harem-i İbrahim Camisi'ni Yahudi bayramları gerekçesiyle çarşamba ve perşembe günleri ibadete kapatma kararını sert bir dille eleştirdi.
Cami Müdürü Mutez Ebu Suneyne, bu kapatma adımının mevcut gerginliğin tırmandırılmasına ve caminin Müslümanlara ait kısımlarının da ele geçirilme girişimlerinin bir parçası olduğunu ifade etti. Ebu Suneyne, caminin tüm mekânlarının Müslümanlara ait olduğunu belirterek, bu eylemin uluslararası hukukla korunan ibadet hakkına karşı yapılmış açık bir saldırı olduğunu vurguladı.
Bakanlık, düzenli aralıklarla tekrarlanan bu ihlallerin sona ermesi ve Müslümanların ibadete erişimlerinin güvence altına alınması amacıyla uluslararası insan hakları örgütlerinden acil destek talep etti.
1994'teki ve 29 Müslümanın şehit olduğu katliam sonrası İsrail, camiyi fiilen bölerek alanın yüzde 63'ünü Yahudilere, yüzde 37'sini ise Müslümanlara tahsis etmişti. 1997 tarihli El Halil Protokolü uyarınca caminin idari sorumluluğu El Halil Belediyesi, Filistin Vakıfları ve İmar Komitesi'ne aittiydi.
Ancak İsrail Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi, Ocak 2026'da belediyenin caminin avlusunu kapatma talebini reddetmesinin ardından, planlama yetkilerini 'ruhsat süreçlerini hızlandırma' bahanesiyle almıştı.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Haziran 2026'da El Halil Anlaşması'nı feshettiklerini ve bu adımı 'tarihi bir düzeltme' olarak nitelendirmişti. Smotrich, Oslo Anlaşmaları'nın getirdiği kısıtlamaların sona erdiğini ve Yahudi toplumu ile kutsal alanlara dair yetkilerin artık belediyeye bağlı olmadığını duyurmuştu.
1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti H1 ve H2 olarak iki bölmeye ayırmış; H1'de idare ve güvenlik Filistin yönetimine devredilirken, H2'de İsrail'in güvenlik sorumluluğu devam etmişti.

















