Hava Kuvvetleri'ne teslim edilmek üzere hazırlanan ilk HÜRJET, Büyük Zafer'in yıl dönümünde 18 dakikalık ilk uçuşunu başarıyla tamamladı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nın koordinesinde TUSAŞ tarafından yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen HÜRJET projesinde önemli bir kilometre taşı aşıldı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilecek seri üretimdeki ilk uçak, 30 Ağustos Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü vesilesiyle gökyüzüyle ilk kez buluştu.
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, bu tarihi uçuşla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, HÜRJET'in yer ve taksi testlerinin ardından ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdiğini belirtti. Görgün, istiklal mücadelesinin iradesinin bugün milli havacılıkta da kendini gösterdiğini vurgulayarak; Hava Kuvvetleri Komutanlığı, TUSAŞ personeli, mühendisler, teknisyenler ve tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti. Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere vatan uğruna can veren tüm kahramanları rahmet ve saygıyla andı.
2017'de start verilen HÜRJET programı, 25 Nisan 2023'te gerçekleştirilen ilk uçuşla birlikte kritik bir eşiği geride bırakmıştı. İki prototip üzerinden sürdürülen testler kapsamında uçak, ses üstü hızlara ulaşarak süpersonik performansını kanıtlamış ve hem yurt içi hem de uluslararası arenada büyük takdir toplamıştı. Bu olumlu gelişmelerin ardından seri üretim sürecine odaklanıldı.
Sözleşme gereği Hava Kuvvetleri'ne teslim edilecek ilk HÜRJET'in son montaj işlemleri tamamlandıktan sonra yer ve taksi testleri başarıyla icra edildi. Tüm hazırlıkların tamamlanmasıyla uçuş izni verilen uçak, ilk prototipin de refakatinde 18 dakika boyunca havada kalarak güvenli bir iniş gerçekleştirdi.
Prototiplerin test ve geliştirme süreçleri devam ederken, teslimat konfigürasyonundaki uçaklar için üretim ve montaj çalışmaları da eş zamanlı olarak sürüyor. HÜRJET, Türk mühendisliği ve savunma sanayii yetkinliğinin somut bir yansıması olarak, modern tasarımı ve yüksek performansıyla öne çıkıyor. Proje, Türkiye'nin havacılık alanında bağımsızlık, süreklilik ve küresel rekabetçilik hedeflerine stratejik bir katkı sağlamaya devam ediyor.

















