Hamas, Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki konuşmasını, içi boş sloganlar ve gerçeği yansıtmayan iddialarla dolu olduğu gerekçesiyle sert bir dille eleştirdi.
Hamas tarafından yayımlanan yazılı bir bildiriye göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun BM 81. Genel Kurulu'ndaki sözlerinde, Gazze Şeridi'nde gerçekleştirilen sistematik soykırımın varlığını inkar etmeye çalıştığı belirtildi. Bildiride, İsrail'in artık uluslararası kamuoyu ve dünya ülkelerinin gözünde yalanlarla ikna edilemeyeceği vurgusu yapıldı.
Açıklamada Netanyahu'nun hitabı, 'boş, zavallı sloganlar ve yalanlarla dolu' olarak tanımlandı. Kamuoyunun, on binlerce çocuk, kadın ve yaşlının hayatını kaybetmesine neden olan acımasız yıkım kampanyasını, uygulanan açlık ve susuzluk politikalarını ve Gazze'deki 2 milyondan fazla insanın temel yaşam koşullarını hedef alan sürekli saldırıları bizzat tanık olduğu ifade edildi. Bu bağlamda, İsrail'in Gazze'de soykırım suçu işlediği ve aralarında sivillerin de bulunduğu on binlerce Filistinliyi katlettiği hatırlatıldı.
İsrail ordusunun 'en ahlaklı ordu' olarak nitelendirilmesi reddedilen açıklamada, 'Gazze'de sivilleri aç bırakarak öldüren ve katliamlar gerçekleştiren bir ordu ahlaklı olamaz' denildi. Bağımsız BM komitelerinin raporlarında da İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım olarak sınıflandırıldığına dikkat çekildi.
Netanyahu'nun kürsüye çıkması sırasında birçok ülke delegasyonunun salondan ayrılmasının, İsrail ve Netanyahu'yu çevreleyen diplomatik tecridin en somut göstergesi olduğu belirtildi. Hamas, Netanyahu'nun Gazze'deki acımasız savaşla ilgili söylemleri ve soykırımı inkar etmesinin, BM raporları, dünya kamuoyunun tanıklığı, İsrail askerlerinin itirafları ve İsrailli bakanların Filistinlileri öldürme çağrılarıyla tamamen çürütüldüğünü savundu.
Bildiri, İsrail'in Batı Şeria'ya yönelik planlarına dair de uyarılar içeriyor. Netanyahu'nun Filistin halkının Batı Şeria'daki varlığını reddettiği ve yerleşimcilerin saldırılarını teşvik ettiği öne sürüldü. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranan bir savaş suçlusuna BM Genel Kurulu'nda söz hakkı tanınmasının siyasi bir hata olduğu eleştirisi getirildi. Hamas, Netanyahu'nun uluslararası adalet önünde yargılanmak üzere terörist suçluların tutulduğu cezaevlerinde bulunması gerektiğini vurgulayarak açıklamayı sonlandırdı.

















