Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin jeopolitik konumunun zorluklarına rağmen istikrarını koruduğunu vurgulayarak, Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik ortaklığın ikinci yüzyılına güçlü bir şekilde adım atıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, '100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri' temasıyla düzenlenen özel programda önemli değerlendirmelerde bulundu. Diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümünün kutlandığı bu süreçte, iki ülke arasındaki samimi ve yapıcı diyalogun sürdürülmesinin kritik önemde olduğunu ifade eden Erdoğan, Başkan Donald Trump ile yürütülen iletişimin olumlu bir zemin oluşturduğunu aktardı.
Erdoğan, iki müttefik arasındaki ticari ve ekonomik bağların stratejik ilişkiden ayrılamayacağını vurgulayarak, mevcut engellerin aşılmasını ve yeni bir büyüme ivmesinin yakalanmasını hedeflediklerini dile getirdi. Yıl sonuna kadar ikili ticaret hacminin 40 milyar doları aşması beklentisinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı, bu rakamın uzun vadede 100 milyar dolara ulaşmasının ortak vizyon olduğunu hatırlattı. Orta Doğu başta olmak üzere küresel sorunlarda ABD ile kurulan diyalog mekanizmalarının olumlu sonuçlar doğurduğunu kaydeden Erdoğan, bölgesel ve küresel çatışmaların bu yakın iş birliğini zorunlu kıldığını söyledi.
Türkiye'nin dünyanın en hassas coğrafyasında konumlanmasına rağmen etrafındaki tüm krizlere karşı dirençli bir istikrar merkezi olarak öne çıktığını savunan Erdoğan, ekonomik göstergelerdeki sağlamlık ve şoklara karşı dayanıklılık ile bu iddiasını destekledi. Yatırımcılara verilen sözlerin tutulduğunu ve Türkiye'ye güvenenlerin zarara uğramadığını belirten Cumhurbaşkanı, ülkenin savunma sanayiindeki atılımlarla artık küresel ölçekte talep gören bir güç haline geldiğini açıkladı. Türk firmalarının ABD'de yatırım yapabilme kapasitesine ulaştığını ve yakın gelecekte savunma ihracatında dünya genelinde ilk 10 sıralamasına girileceğini öngören Erdoğan, bu alandaki ortak üretimin NATO çatısı altında da derinleştirilmesinin stratejik zorunluluk olduğunu vurguladı. Ayrıca nükleer enerji, doğal gaz, havacılık ve yüksek teknoloji gibi alanlarda ABD ile iş birliğinin her iki tarafın çıkarına olacak şekilde çok boyutlu olarak geliştirilmeye hazır olduklarını ifade etti.

















