Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırgızistan ziyareti dönüşünde yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Teşkilatı'na katılımının Batı'ya sırt çevirmek anlamına gelmediğini vurgulayarak, hedeflerinin her yönüyle ağırlıklarını artırmak olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen Şanghay İşbirliği Teşkilatı (ŞİT) Zirvesi'ne katılımının ardından Türkiye'ye dönüş yolunda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un daveti üzerine zirveye 'şeref konuğu' sıfatıyla katıldığını hatırlatan Erdoğan, temasları sırasında 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın açılış törenine de iştirak ettiklerini ve sporcuları selamladıklarını aktardı. Erdoğan, Kırgızistan'ın bağımsızlığının yıl dönümü vesilesiyle kardeş Kırgız halkını tebrik ederek, Caparov ve halka ev sahipliklerinden dolayı şükranlarını sundu.
Erdoğan, 30 yıl önce 'Şanghay Beşlisi' adıyla kurulan ve bugün 30'dan fazla ülkeyi bünyesinde barındıran teşkilatın, 35 trilyon dolarlık ekonomik büyüklük ve 4 milyarlık nüfusla Asya-Pasifik ile Orta Doğu'yu birleştiren en büyük bölgesel yapı olduğunu belirtti. Türkiye'nin yıllık 150 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmiyle bu yapıyla güçlü bağları olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Yeniden Asya' hamlesinin de bu stratejik konumdan kaynaklandığını ifade etti. Çok taraflılığı ve iklim değişikliği ile enerji güvenliği konularındaki diplomatik çabalarını zirvede dile getirdiğini belirten Erdoğan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini, BM Genel Sekreteri ile de fikir alışverişinde bulunduğunu kaydetti. Türkiye'nin 'en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı' kimliğiyle her girişimin doğal parçası olmaya devam edeceğini ve çatışmaların hukuk zemininde çözülmesi için ilkeli duruşunu sürdüreceğini sözlerine ekledi.
Erdoğan, Bişkek Zirvesi'nin Türkiye'nin ekonomik ve siyasi seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin kanıtı olduğunu belirterek, ŞİT ülkeleriyle ikili ilişkilerin derinleştirildiğini ve bu yaklaşımın küresel sorunlara çözüm arayan çok taraflılığı güçlendirdiğini söyledi. Teşkilata üyelik perspektifinin Batı'ya sırt çevirmek veya bir bloktan kopuş olmadığını özellikle vurgulayan Erdoğan, 'Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır' dedi. Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin verimli ve samimi geçtiğini aktaran Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce sona ermesi gerektiğini, Türkiye'nin barış için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu ve milyonlarca Rus turistin ülkeye gelmesinin stratejik önemini dile getirdi.
İstanbul'da toplanan Mekke İttifakı Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi'nin ilk somut adımını attığını belirten Erdoğan, savunma sanayii ve askeri iş birliği konularında teknik kararlar alındığını, sekreteryanın kurulması gerektiğini ve bu ittifakın bölgesel istikrar için kritik önem taşıdığını ifade etti. 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, konunun takvim meselesinden ziyade hedef odaklı ele alındığını, Meclis mutabakatının kıymetli olduğunu ve yasada belirtilen şartların (silah bırakma ve tasfiye) sağlanmasıyla sürecin ilerleyeceğini belirtti. Toplumsal bütünleşme riski taşıyan söylemlere karşı millet olarak direnç gösterildiğini ve 'Büyük Türkiye Mutabakatı' çerçevesinde farklılıklarla birlikte kenetleneceklerini vurguladı. Suriye'de YPG-PYD'nin fesih kararından memnuniyet duyduklarını, ülkenin bütünlüğü ve yeniden inşası için komşu ülkeleri destek çağrısına davet eden Erdoğan, ABD'nin Suriye gerçeklerinden artık haberdar olduğunu da sözlerine ekledi.
F-35 programına Türkiye'nin tekrar dahil edilmesi için diplomatik çabaların sürdüğünü ve bu süreçte KAAN ve yerli hava savunma sistemleri geliştirme çalışmalarından vazgeçilmediğini belirten Erdoğan, güçlü Türkiye'nin seçeneklerini artırması gerektiğini vurguladı. Karadeniz'deki ticari deniz taşımacılığı güvenliğinin hayati önem taşıdığını, sivillere zarar veren saldırıların önlenmesi için kalıcı mekanizmalar kurulması gerektiğini ve Afrika'daki tahıl krizinin büyümeden çözülmesi için inisiyatif alınması gerektiğini ifade etti. Yunanistan'ın silahsız adaları silahlandırma politikasına tepki gösteren Erdoğan, Türkiye'nin kimsenin toprağında gözünün olmadığını ancak haklarını çiğnetmeyeceğini belirterek, Yunanistan'ın bu yanlış yoldan dönmesi gerektiğini ve Türkiye'nin sakin tutumunun zayıflık olarak algılanmaması gerektiğini söyledi.

















