Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermaye piyasalarında yarattığı tedirginliğin ekonomiye zarar verdiğini vurgulayarak, 'Bu tür fırsatçılıklara asla müsaade etmeyiz' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında sermaye piyasalarını istikrarsızlaştıran tutumları sert bir dille eleştirdi. Açık sözlü bir üslup benimseyen Erdoğan, bu tarz manipülasyonların Türkiye ekonomisinin temelini sarsmak ve kalkınma sürecine sabotaj düzenlemek anlamına geldiğini belirtti. Siyasetçi veya gazeteci kimliği taşıyan herkesin bu tür davranışlarda bulunmaya hakkı olmadığını ifade eden Erdoğan, devlet olarak bu tip fırsatçı yaklaşımlara kesinlikle izin vermeyeceklerini vurguladı.
Konuşmasında Türkiye İnovasyon Haftası'nın 13'üncü edisyonuna katılımından duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'ne teşekkürlerini sundu. Bu yılki 'İnsanlığın Yeni Evresi' temasının, yapay zeka ve otonom sistemler gibi alanlarda yaşanan köklü dönüşümler ışığında son derece yerinde olduğunu kaydetti. Erdoğan, teknolojinin hızla ilerlediği bir dönemde insan faktörünün göz ardı edilmesinin endişe verici olduğunu belirterek, insani değerleri dışlayan çözümlerin sürdürülebilirliğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Tarihsel süreçte değişime direnç gösterildiğini hatırlatan Erdoğan, her seferinde insan ve teknoloji arasında bir denge kurulduğunun altını çizdi. Günümüzde yapay zeka konusunda haklı endişelerin dile getirildiğini kabul eden Cumhurbaşkanı, 'tekno-oligarklar' olarak nitelendirdiği kesimlerin küresel ölçekteki etkilerine dikkat çekti. Nisan ayında yayımlanan bir veri analiz raporunu referans gösteren Erdoğan, devasa bütçelere sahip bu kesimlerin dünyayı kendi çıkarlarına göre şekillendirme çabalarının tehlikeli boyutlara ulaştığını savundu.
Türkiye'nin teknoloji yarışında geri kalmama hedefini vurgulayan Erdoğan, son 24 yılda gerçekleştirilen Millî Teknoloji Hamlesi'nin somut kazanımlarını sıraladı. Ar-Ge harcamalarının 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara, teknopark sayısının ise 115'e yükseldiğini belirten Erdoğan, 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişimi ve 100 milyar dolarlık değerleme hedefini öne çıkardı. Terminal İstanbul projesinin 2027'de tam kapasiteyle hizmete gireceğini ve ülkeyi küresel bir teknoloji üssü haline getirecek stratejik adımların atıldığını duyurdu.
Ekonomik bağımsızlığın kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, savunma sanayiindeki yerlilik oranının yüzde 20'den bugünkü seviyelere yükseldiğini hatırlattı. 2002'de 248 milyon dolar olan sektör ihracatının, geçen yıl 180 ülkede 10 milyar doları aştığını açıklayan Erdoğan, 2026'nın ilk dokuz ayında da yüzde 15,6'lık bir artışla 6,9 milyar dolara ulaşıldığını bildirdi. Ayrıca KOBİ'lere yönelik 250 milyar liralık finansman desteği ve 2030 yılına kadar veri merkezi kapasitesinin 1 gigavata çıkarılması gibi yeni yapay zeka ve altyapı hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.

















