İŞ VE EKONOMİ DÜNYASININ HABER SİTESİ
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. BM Raporu: İsrail’in Basına Yönelik Saldırıları ‘Medya Soykırımı’ Kategorisine Giriyor

BM Raporu: İsrail’in Basına Yönelik Saldırıları ‘Medya Soykırımı’ Kategorisine Giriyor

BM Filistin Özel Raportörü Albanese, İsrail'in Gazze'de gazetecilere yönelik sistematik saldırılarının soykırımı kolaylaştırdığını ve bu eylemlerin 'medyakırım' olarak tanımlanabileceğini açıkladı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

BM Filistin Özel Raportörü Albanese, İsrail'in Gazze'de gazetecilere yönelik sistematik saldırılarının soykırımı kolaylaştırdığını ve bu eylemlerin 'medyakırım' olarak tanımlanabileceğini açıkladı.

BM Filistin Özel Raportörü Albanese, 'Enkaz Altında Hakikat: Soykırım Zamanında Medya' başlıklı kapsamlı raporunu BM Genel Kurulu'na sundu. Rapor, İsrail'in Gazze'deki medya çalışanlarına yönelik baskılarını ve Filistinlilerin sesini kısıtlamaya yönelik politikalarını mercek altına aldı. Belgelerde, bir halkın varlığının ortadan kaldırılmasının, hakikatin sistematik olarak yok edilmesiyle iç içe geçtiği vurgulandı.

Rapora göre İsrail, Filistinli gazetecileri öldürmek, yaralamak, alıkoymak, işkence etmek ve 'terörist' olarak damgalamakla kalmadı; aynı zamanda sansür uygulayarak nefret söylemini yaydı ve soykırımı inkar etti. Uluslararası medya kuruluşları ve dijital platformların da Filistinlilerin anlatısını geri plana iterek İsrail'in çarpıtmalarını normalleştirdiği belirtildi. Albanese, bu uygulamaların soykırım sürecini kolaylaştırdığını ve hesap verebilirliği engellediğini, bu durumun bazı boyutlarının 'medyakırım' olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.

Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in yaklaşık 300 gazeteciyi katlettiği ve 400'den fazlasını yaraladığı kaydedilen raporda, hayatını kaybedenlerin yaklaşık 70'inin görev başında olduğu aktarıldı. Gazetecilerin ailelerinin de ağır bedeller ödediğine dikkat çekilen belgede, 710 yakınlarının öldürüldüğü belirtildi. 16 Nisan 2025'te hassas güdümlü mühimmatla vurulan evi nedeniyle 5 aile üyesiyle birlikte yaşamını yitiren foto muhabiri Fatma Hassouna, bu kayıpların somut bir örneği olarak gösterildi. Ayrıca 150'den fazla gazetecinin evinin yıkıldığı ve bunun medya sektörüne yönelik sistematik bir zulüm niyetini yansıttığı vurgulandı.

İsrail'in savaş suçlarını belgelemeyi engellemek amacıyla medya altyapısını hedef aldığı raporda yer aldı. Ekim 2025 itibarıyla haber ajansları, yayın kuleleri ve radyo istasyonları dahil 150 medya ofisinin yıkıldığı, Gazze'deki iletişim altyapısının yüzde 81'inin tamamen yok edildiği ve yüzde 12'sinin hasar gördüğü bildirildi. 100'den fazla gazetecinin kaçırıldığı veya alıkonulduğu, bunların işkence ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı ifade edildi. Serbest bırakılan gazetecilerin anlattıklarına göre fiziksel saldırılar, tecavüz, duyusal yoksunluk ve tıbbi ihmal söz konusu oldu. Raporda, bir İsrailli subayın alıkonulan gazetecilere 'Bütün gazetecileri öldürdüm, öldüremediklerimi de buraya getirdim' dediği ifadesine de yer verildi.

İsrail'in, eylemlerini meşrulaştırmak için hedef aldığı gazetecileri 'Hamas ajanı' olmakla suçladığı ve bu amaçla özel bir birim kurduğu belirtildi. Geleneksel ve sosyal medya üzerindeki baskının, İsrail'i içerik kaldırma taleplerinde dünyanın en faal aktörlerinden biri haline getirdiği kaydedildi. 'Project Esther' adlı kampanya kapsamında Google ve X gibi devlerle yaklaşık 50 milyon dolarlık sözleşmeler imzalandığı ve Filistin yanlısı içeriklerin bastırılmaya çalışıldığı aktarıldı.

İsrail medyasının, Filistinlilere yönelik şiddeti meşrulaştıran ve 'masum kimsenin olmadığı', '2.5 milyon teröristin yaşadığı' gibi nefret söylemlerine yer verdiği raporlandı. Channel 14 ve Channel 12 gibi kanallarda Gazze'nin yeryüzünden silinmesi çağrısı yapan ve cinsel şiddeti savunan söylemlerin yayıldığı belirtildi. Batılı medya kuruluşlarının ise İsrail'in baskıları sonucu çok sayıda gazeteciyi işten çıkardığı, BBC Arapça'nın yayın rehberinde Gazze'nin 'işgal altındaki topraklar' olarak tanımlanmadığı ve 'soykırım' gibi terimlerden kaçınıldığı vurgulandı.

X, Meta, Alphabet ve TikTok gibi dijital platformların içerik denetimi ve hesap kısıtlamalarıyla Filistinlilerin sesini bastırdığı ve İsrail anlatısını güçlendirdiği öne sürüldü. Özellikle X'in, soykırımı belgeleyen aktivist ve gazetecilerin yüzlerce hesabını açıklamasız şekilde askıya aldığı kaydedildi. Raporun sonunda BM Genel Kurulu'na bağımsız bir mekanizma kurulması, İsrail'e saldırıları durdurması ve uluslararası medyanın Gazze'ye erişimine izin vermesi, devletlere ise sorumluları adalet önüne çıkarması ve soykırım önleme yükümlülüklerini yerine getirmesi çağrısı yapıldı.

BM Raporu: İsrail’in Basına Yönelik Saldırıları ‘Medya Soykırımı’ Kategorisine Giriyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi ve İş Dünyasından en güncel haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Sektör Gündem ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir