Francesca Albanese, İsrail'in Batı Şeria'da kurduğu yoğun kontrol ağından kaynaklanan hareket özgürlüğü kısıtlamalarının, Filistin halkının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti.
Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, yayımladığı yazılı metinde işgal altındaki Batı Şeria'da uygulanan güvenlik protokollerinin eleştirildiği bir değerlendirme yaptı. Albanese, bölgede sürekli artan kontrol noktaları, geçiş kapıları ve hareket kısıtlamalarının, Filistin topraklarını parçalayarak sivil halkın yaşam koşullarını katlanılmaz hale getirdiğini vurguladı.
Raportör, bu keyfi denetim mekanizmasının Filistinlilerin zamanını ve yaşam kaynaklarını çaldığını belirterek, eğitim, sağlık ve seyahat gibi temel haklara erişimin engellendiğini aktardı. Her hareketin bir askeri izne veya kapı açılmasına bağlı olması durumunun bir tür işkenceye dönüştüğünü ifade eden Albanese, bu sistemin aile bağlarını zayıflattığını ve hayati ihtiyaçlara ulaşımı zorlaştırdığını dile getirdi.
Albanese, 2026 yılının Temmuz ayında yaşanan ve 4 aylık bebek Ahmed Zaid'in ölümüyle sonuçlanan olayı, bu sistemin insani boyutunu gözler önüne seren trajik bir örnek olarak gösterdi. Bebeğin, ailesinin kontrol noktasının öte tarafındaki ambulansa ulaşması için İsrail askerlerinin bir saatten uzun süre izin vermemesi nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Albanese, bu durumun sistemin ne denli acımasız olduğunu kanıtladığını savundu.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine atıfta bulunan Albanese, Aralık 2025 itibarıyla Doğu Kudüs dahil olmak üzere Batı Şeria genelinde yaklaşık 3,4 milyon Filistinlinin hareketini engelleyen 925 kontrol noktası ve fiziksel engelin bulunduğunu bildirdi. Bu rakamın, son iki on yılın en yüksek seviyesi olduğunu ve önceki iki onyıllık ortalamaya kıyasla yüzde 43'ten fazla bir artış temsil ettiğini not eden Albanese, bu parçalama politikasının derhal sona erdirilmesini talep etti.
Filistinlilerin kendi topraklarında özgürce dolaşabilmesi, toplumsal bütünlüğünü koruması ve kendi kaderini tayin hakkını kullanabilmesi gerektiğini vurgulayan Albanese, uluslararası toplumu da İsrail'in bu keyfi uygulamalarına karşı somut adımlar atmaya ve baskı kurmaya çağırdı.

















