Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, küresel belirsizlikler nedeniyle enerji güvenliğinin en üst sıradaki öncelik olduğunu vurguladı. Bakan, iklim hedefleriyle uyumlu politikalar izleneceğini ve Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesinde elektrifikasyon konusunda küresel bir eylem çağrısı yapılacağını açıkladı.
Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gerçekleştirilen 25. Dünya Petrol Konseyi Enerji Kongresi'nde Türkiye'nin enerji vizyonu ve COP31 sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına, Husiler tarafından Suudi Arabistan'a yönelik gerçekleştirilen saldırıları sert bir dille kınayarak başlayan Bakan, Türkiye'nin bu süreçte hem hükümet hem de halk düzeyinde Suudi Arabistan'a tam destek verdiğini ve dayanışma içinde olduğunu vurguladı.
Küresel enerji piyasalarının son dönemde Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna çatışması, tedarik zincirindeki aksamalar, yüksek finansman maliyetleri ve Körfez bölgesindeki son olaylarla ciddi sınavlardan geçtiğini belirten Bayraktar, ülkeler ve şirketler arası iş birliğinin piyasa dayanıklılığı için hayati olduğunu ifade etti. Türkiye'de enerji talebinin sürekli bir artış trendinde olduğunu dile getiren Bakan, yapay zeka destekli veri merkezleri, soğutma sistemleri, elektrikli araçlar ve deniz suyunun arıtılması gibi unsurların elektrik ihtiyacını artırdığını kaydetti.
Mevcut küresel koşullarda enerji ithalatına bağımlılığın kritik bir sorun teşkil ettiğini belirten Bayraktar, arz güvenliğini sağlamak ve artan talebi karşılamak amacıyla çeşitli kaynaklara yönelik yatırım hamlelerinin sürdüğünü açıkladı. COP31'in, elektrifikasyon, enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında uluslararası topluma güçlü bir mesaj vereceğini savunan Bakan, 'Artık harekete geçme zamanı geldi' dedi. Türkiye'nin 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, fosil yakıtlar, nükleer enerji ve madencilik alanlarında kapsamlı yatırımlar yaptığını hatırlattı.
Güneş, rüzgar, deniz üstü rüzgar ve jeotermal gibi tüm yenilenebilir enerji potansiyellerini değerlendirdiklerini aktaran Bayraktar, verimlilik çalışmalarının yalnızca enerji sektörüyle sınırlı kalmayıp tarım, ulaşım ve yapılar gibi alanlarda da yürütüldüğünü belirtti. Karbon nötr hedefi ve artan elektrik ihtiyacını karşılamak için nükleer enerji yatırımlarının stratejik önem taşıdığını vurgulayan Bakan, 2050 yılına kadar 20 gigavatlık nükleer kapasiteye ulaşmayı planladıklarını açıkladı.
Enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olan kritik minerallerin önemine değinen Bayraktar, bu alanda yurt içi ve yurt dışında yatırımların devam ettiğini bildirdi. Kaynak çeşitliliği ve güvenlik açısından enterkonneksiyonların artırılmasının kritik olduğunu belirten Bakan, Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerle boru hattı projeleri üzerinde çalışıldığını aktardı. Yaşlanan kömür altyapısının daha temiz enerji kaynaklarına dönüştürülmesi gerektiğini ve doğal gaza erişimin zorlaştığı bu dönemde nükleer enerjinin büyük bir potansiyel sunduğunu ifade etti.
Enerji güvenliği ile iklim mücadelesinin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, günümüzün çalkantılı ortamında akılcı bir enerji güvenliği politikası olmadan hedeflere ulaşmanın mümkün olmadığını savundu. Bu nedenle enerji güvenliğinin birinci önceliğe taşınacağını belirten Bakan, bu süreçte iklim değişikliğiyle mücadeleyi de gözeten tutarlı politikalar geliştirileceğini dile getirdi. COP31'in uluslararası iş birliğini pekiştireceği bir platform olacağını ve Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak zirvenin, küresel ölçekte elektrifikasyon alanında somut adımlar atılması için güçlü bir çağrı niteliği taşıyacağını sözlerine ekledi.

















